26 Ekim 2007 Cuma

Akraba evliliğine dikkat


Doğuştan görülen kalp-damar hastalıklarının özellikle akraba evliliklerine bağlı olduğu saptandı.25 Ekim 2007 08:56
Uzmanlar, Türkiye'de her yıl 15 bin kalp hastası bebeğin dünyaya geldiğini söyledi. Bunun dışında hamileliğin ilk 3 ayında röntgen ışınlarına maruz kalmanın, alınan bazı ilaçların, alkol ve sigara kullanımının da çocukların sağlığını olumsuz etkilediği tespit edildi.

Kanserin geni bulundu


Amerikan bilim adamları kanserle bağlantılı 28 yeni gen buldu. 25 Ekim 2007 09:40
Genlerin, kanserli bir hücrenin kendisini öldürmesini sağlayan Fas adlı geni etkisiz hale getiren karmaşık bir moleküler sürecin parçası olduğu bildirildi. Fas geninin etkisiz hale getirilmesiyle tümörler vücutta kontrolsüz bir şekilde çoğalıyor.Bilim adamları bu yeni kefiş sonucu üretilebilecek bir ilacın karserli hücrelerin yayılmasını durdurabileceğini tahmin ediyor.

Alo cinsellik hattına telefon yağıyor


Türkiye ALO OKEY hattını çok sevdi...25 Ekim 2007 10:26
Cinselliği telefonda konuşuyoruz TÜRKİYE’de cinsellik ve cinsel hastalıklarla ilgili merak edilen soruları cevaplandıran hizmet hattı ALO OKEY’i 2007’nin ilk 8 ayı içinde 9 bin 775 kişi aradı. 0212 444 65 39 numaralı telefonu arayanların arasında, penis boyu, orgazm, mastürbasyon, sertleşme güçlüğünü soranlar vardı. Bilgi hattının derlediği veriler şöyle: * Toplam danışmanlık verilen 2 bin 321 kişinin 397’si kadın, 1924’ü ise erkek. * 1884 kişi hattı ilk kez aradığını, 220 kişi ikinci kez aradıklarını ifade etti. 212 kişi ise 3 kezden fazla aradığını söyledi. * Hat en çok cinsel sorunlar, cinsel yolla bulaşan hastalıklar ve ürün bilgisi için arandı. * Hattı arayanların çoğu İstanbul, Ankara ve İzmir gibi büyük şehirlerde yaşıyor. * Yaz tatili, dini bayramlar, dini günler ve Ramazan’da hattı arayanların sayısı düşüyor.

Kanser hücresine buzlu tedavi


Kanser tedavisinde buzlu tedavi yöntemi başlıyor...25 Ekim 2007 14:26
'Kriyoterapi' yöntemi, Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi'nde uygulanmaya başlandı.Kanser tedavisinde uygulanan "ameliyat" ve "ışın tedavisi" yöntemlerine alternatif olan "kriyoterapi" yöntemi, Türkiye'de ilk defa Gazi Üniversitesi (GÜ) Tıp Fakültesi Hastanesi Üroloji Anabilim Dalı "Üroonkoloji Ünitesi"nde uygulandı. GÜ Tıp Fakültesi Dekan Yardımcısı Üroloji Uzmanı Doç. Dr. Sinan Sözen'in başkanlığındaki ekip tarafından, 2 prostat ve 1 böbrek kanseri hastası önceki gün "kriyoterepi" yöntemi uygulanarak ameliyat edildi.Yöntemin 2000'li yıllardan itibaren Avrupa'da ve ABD'de birçok merkezde uygulandığını ve başarılı sonuçlar alındığını söyleyen Sözen, "Yaptığımız 3 ameliyat da son derece başarılı geçti. Hastalarımız, 12 gün içinde sosyal yaşamlarına dönebilecekler" dedi.

Türk'ün Başarısı:Kan Kaybından Kimse Ölmeyecek


Doktor olmayan bir Türk tıpta devrim yaratabilecek bir karışım geliştirdi. Bakanlıktan onayı da aldı.25 Ekim 2007 16:29
Türkiye'de kanamayı birkaç saniye içinde durduran karışım geliştirildi. Karışım, özellikle hemofili, yani kanı zor pıhtılaşan hastalar için hayati önemde...Bitkisel ürünlerden oluşan karışımın klinik deneylerini Hacettepe Üniversitesi Hematoloji Bölümü yaptı.Ürün, Sağlık Bakanlığı'ndan ruhsat alırken, Genelkurmay Başkanlığı da kanamayı durduran karışıma dair çalışmaları yakından izliyor.Özellikle hemofili hastaları için hayati önem taşıyan karışımı, doktor olmayan İbrahim Cahit Fırat isimli bir kişi geliştirdi.Beş bitkiyi karıştıran Fırat, elde ettiği karışım kanı durdurunca, bunu incelemeleri için Hacettepe Üniversitesi Hematoloji Bölümü'ne götürdü.Bilimadamları klinik testlerin sonucunda, karışımın bir ağ oluşturarak kanı durdurduğunu teyit etti. Karışım ıslak tampon ve kapsül olarak piyasaya sunulacak.Kazalarda tıbbi müdahale gelene kadar yaranın üstüne konulan ürün, kanamalı diş tedavilerinde de sonuç verdi. Diş tedavisinde kapsül olarak uygulanan karışımın yan etkisi bulunmuyor.Bilimadamları temkinliÜrün henüz bir ilaç değil. Bu nedenle bilimadamları karışımı "ara ürün" olarak tanımlıyor. Ancak karışım şimdiden Sağlık Bakanlığı'ndan ruhsat aldı. Bakanlık ayrıca ürünü ambulanslarda bulundurma kararı aldı.Çalışmaları Genelkurmay Başkanlığı da yakından izliyor. Genelkurmay, özellikle dağlık bölgelerde çatışmada yaralanan askerlere, tıbbi müdahale yapılana kadar uygulanabilecek bir çözüm olarak görüyor. Genelkurmay Başkanlığı'nın üretici firma ile görüşmeleri sürüyor.CNNTURK

Sigara tiryakilerine müjde


Bilim adamları sigara bırakmak isteyen tiryakiler için çare buldu...25 Ekim 2007 16:51
Şilili bilim adamlarının yaptığı bir araştırma, bağımlılığa, beynin bir bölgesinin etkisiz hale getirilmesiyle son verilebileceğini ortaya koydu. Araştırmacılar, amfetamin (beyin ve vücutta birçok fonksiyonu canlandıran uyarıcı) bağımlısı farelere, beynin kulağın biraz gerisine denk gelen bölgesinde yer alan, vücudun durumunu ve psikolojik ihtiyaçlarını süzdüğüne inanılan insulayı 20 dakika boyunca uyuşturacak bir madde enjekte etti. Daha sonra biri karanlık, diğeri aydınlık iki odalı kafeslere konulan farelerin alışkanlıklarını değiştirerek karanlık odaya gittikleri, uyuşukluk geçtikten sonra ise daha önce amfetamine alıştırıldıkları aydınlık odaya geçtikleri görüldü. Böylece araştırmacılar, insulanın geçici olarak etkisiz hale getirilmesinin farelerin bağımlı olduğu maddeye ihtiyaç duymamalarını sağladığını, bunun bazı tedavilerin istenmeyen etkilerini de gidermeye yardımcı olabileceğini anladı. Bilim adamlarının daha önce yaptığı araştırmalarda, insula hasarının sigara içenlerin nikotin ihtiyacını büyük ölçüde azaltabileceğini göstermişti. Özellikle kalp krizinin neden olduğu insula hasarının ardından 19 sigara bağımlısından 12'si sigarayı rahatlıkla bırakmıştı. Araştırmanın sonucu Science dergisinde yayımlandı.

Kalbiniz için balık yiyin


Kalp ağlığınız için sofranızdan balığı eksik etmeyin.25 Ekim 2007 17:00
Doç.Dr. Hüseyin Arınç'a göre sağlıklı bir kalp için yapılması gereken en önemli şeylerden biri bol bol balık yemek.Abant İzzet Baysal Üniversitesi Tıp Fakültesi Kadiyoloji Anabilim Dalı öğretim üyesi Doç.Dr. Hüseyin Arınç, bol balık yemenin kalp sağlığı açısından yararlı olduğunu söyledi.Balıkta bulunan E vitamini ve yağların kalp damar hastalığından koruyucu olduğunu söyleyen Doç.Dr. Arınç, "Kalp ve damar sağlığı açısından balık tüketiminin yararı son derece fazla. Balıkta bulunan E vitamini ve yağların, kalp damar hastalığının oluşumunu azaltıcı faktörleri var. Mevsim balık mevsimi. 3 yanı denizlerle çevrili bir ülkede yaşamanın avantajını, mümkün olduğunca bol taze balık yiyerek değerlendirmek gerekir" dedi.Mangalda pişirilen balığın kanserojen etkisi bulunduğuna dikkat çeken Doç.Dr. Arınç, "Kırmızı etin yanısıra, balığın da mangal yapılmasını tavsiye etmiyoruz. Balığın ızgarasını, fırında pişirilenini ve buğulamasını yemek gerekir. Kırmızı etin yanısıra balığın mangalda kömür üzerinde pişirilmesi de, kanser riskini beraberinde getirir" diye konuştu.

Gorillerde ilk kez HIV görüldü

Gorillerde ilk kez HIV?in bir alt grubuna rastlandı. Araştırmacılar, virüsün nasıl bulaştığını henüz bilmiyor.
PARİS - Kamerun?un güneyinde yaşayan gorillerde ilk kez AIDS virüsü HIV?in bir alt grubu görüldü.
Afrika?da yaşayan yaklaşık 30 tür maymunun bağışıklık sistemini çökerten farklı virüsler taşıdıkları bulunmuştu.
Araştırmacılar, özellikle Kamerun?da yaşayanlar olmak üzere Orta Afrika?nın batısındaki şempanzelerin insanlardakine benzeyen HIV-1 virüsü taşıdıklarını, ancak bu hayvanların virüs taşısalar da AIDS?e yakalanmadıklarını biliyordu.
Ancak Kamerun?daki maymunların dışkılarını inceleyen araştırmacılar Martine Peeters ve Eric Delaporte ile arkadaşları, gorillere ait 6 örnekte HIV-1 antikoruna rastladı. Araştırmacıları şaşırtan ikinci olay ise gorildeki virüsün üç HIV-1 grubundan biri olan, nedeni şimdiye kadar bulunamayan 0 grubununa ait olmasıydı.
Kongo Havzası?nda yaşayan şempanzelerde en sık görülen M ve çok nadir görülen N gruplarının bulunduğu biliniyordu. Bu konuda, Martine Peeters, bu iki gruptaki virüslerin, şempanzeden insana kan yoluyla ya da ısırık gibi nedenlerle bulaşmasının ?çok açık? olduğunu, ancak 0 grubunun nasıl bulaştığının bilinmediğini belirtti.Peeters, 0 grubu HIV-1 virüsü taşıyan şempanzelerin virüsü insana ve gorile bulaştırabileceğinin ya da şempanzeden virüsü kapan gorilin virüsü insana bulaştırabileceği ihtimalinin göz ardı edilmemesi gerektiğini söyledi.
HIV taşıyan gorillerin birbirinden 400 kilometre uzaklıkta yaşadığını ve virüsün gruplar arasında yayılma tehlikesi olduğu uyarısında bulunan araştırmacılar, gorillerin etleri için ya da tıbbi amaçla avlandıkları göz önüne alındığında bu durumun insanları tehdit ettiğini vurguladılar.
Araştırma İngiliz Nature dergisinde yayımlandı.

Amaç AIDS ile ilgili bilinçlendirmek



Bir AIDS hastasının yıllık ilaç gideri 10 bin doları buluyor.
Amaç AIDS ile ilgili bilinçlendirmek
Sağlık Bakanlığı?nca toplumsal duyarlılığın oluşturulması ve halkın HIV/AIDS?in bulaşma yolları konusunda bilinçlendirilmesinin önemine işaret edildi.

İSTANBUL - Bakanlık tarafından, aralarında eşcinsellerin örgütlerinin de bulunduğu sivil toplum kuruluşlarının iş birliğiyle HIV/AIDS?in önlenmesine yönelik projeler yürütülüyor. Bu yılın Nisan-Mayıs aylarında başlatılan projeler kapsamında 34 bin 656 adet ücretsiz kondom dağıtıldı. HIV riski altındaki grupların değerlendirildiği bir araştırmaya göre, genç ve eğitimli seks işçileri risk altında olduklarının daha fazla bilincinde.
Her yıl Aralık ayının ilk günü HIV/AIDS konusunda toplumsal duyarlılığın oluşturulması ve bulaşma yolları konusunda bilincin artırılmasına yönelik etkinlikler düzenlenirken, dünyada her gün 11 bin yeni HIV enfeksiyonu meydana geldiği tahmin ediliyor.
Sağlık Bakanlığı Temel Sağlık Hizmetleri Genel Müdürlüğü yetkililerinden alınan bilgiye göre, dünyada halen yaklaşık 39.5 milyon erişkin ve çocuğun HIV ile enfekte olduğu, bunların yüzde 95?inin ise gelişmekte olan ülkelerde yaşadığı biliniyor.
Yetkililer, dünyada her gün 11 bin yeni HIV enfeksiyonunun meydana geldiğine, etkilenen kişilerin çoğunluğunun en üretici çağlarında olan 25 yaş altındaki gençler olduğuna dikkat çekti.
Ümit vaat eden yeni çok ilaçlı tedavi şemalarıyla hastalığın belirtilerinin ortaya çıkışı geciktirilebilse de bir AIDS hastasının yıllık ilaç giderinin 10 bin doları bulduğunu belirten yetkililer, Türkiye?deki hastaların ilaçlarının zamanında temin edilememesi gibi sorunlarla karşılaşabildiklerini kaydettiler.
Yetkililer, HIV şüphesi olan ya da tanısı konanların isimlerinin açığa çıkmasından çekindikleri için sağlık kurumlarına baş vurmamalarının bu hastalıkla yapılan mücadeleyi aksattığını bildirdiler.
Yetkililer, Dünya AIDS Günü?nde toplumsal duyarlılığın oluşturulması, halkın HIV/AIDS?in bulaşma yolları hakkında bilgilendirilmesi, güvenli ve sağlıklı cinsel hayat konusunda bilinçlendirilmesi, kondom kullanımının yaygınlaştırılmasının vurgulanması, HIV ile enfekte olanlara ayrımcılık yapılmaması, bu kişilerin hiçbir şekilde suçlanmaması, yargılanmaması ve toplumdan dışlanmamasının gereğine dikkat çekilmesinin önemini vurguladılar.
HIV RİSKİ ALTINDAKİ GRUPLARÖte yandan, Prof. Dr. Nuray Özgülnar ile uzman psikiyatrist Füsun Kayatürk tarafından HIV riski altındaki grupların değerlendirildiği bir araştırmaya göre, seks işçilerinden bazıları her ilişkide, bazıları ise çoğunlukla kondom kullanırken, akıllarına hiç kondom kullanmak gelmediğini ifade edenler de var.
Araştırmaya katılanlardan bazıları ?24 senedir meslekteyim, hiç kondom kullanmadım, bir hastalığım da olmadı. Müşteri isterse kullanırım? dedi. Kondom kullandıklarını söyleyenler ise aldıkları tepkileri, ?…bazı geri çevirdiğimiz müşteriler kapıya çıkıp, ?bu, prezervatif kullanıyor girmeyin? diye diğer müşterilere söylüyor? şeklinde dile getirirken, ?…bildiğim, tanıdığım temiz görünen müşterilerle kondom kullanmıyorum? diyenler de var.
Görüşülen seks işçilerinin çoğu cinsel yolla bulaşan enfeksiyonlardan sifilis, gonore, hepatit B ve HIV/AIDS?i bilirken, HIV/AIDS?i ?cinsel temasla, kanla ve öpüşmeyle bulaşan bir hastalık olarak? tanımladı. Söz konusu kişiler ?kondom kullanırlarsa ve sağlık kontrolü altında olurlarsa bu hastalıklara yakalanmayacaklarını? düşünüyor.
Seks işçilerinin sağlıklarını korumada eğitim ve yaşın en önemli değişken olduğunu gösteren araştırma, şu sonuçları da ortaya çıkardı: Daha fazla risk altında olduklarının bilincindeki genç ve eğitimli seks işçileri, bilgiye ulaşma ve eğitim almaya istekli, daha fazla kondom kullanıyor ve kondom kullanmaya istekliler, Genç oldukları için müşteri kaybetme korkuları yok, müşterinin kondomsuz ilişki isteğini kolaylıkla reddedebiliyorlar, Cinsel yolla bulaşan enfeksiyonlarla HIV/AIDS konusundaki bilgileri sınırlı ve bilgilenmeye istekli olmayan yaşlı ve daha az eğitimli seks işçilerini, bilgi azlığı, kazanç düşmesine yönelik kaygılar ve yaşları müşterilerinin tüm isteklerini koşulsuz karşılamaya ve kondomsuz seks taleplerini yerine getirmeye zorluyor, Bu kişiler, belirli aralıklarla muayene edilmeleri ve kan vermeleri nedeniyle sağlıklarını kontrol altında, kendilerini de sağlam olarak değerlendiriyor, Sağlık kontrolleriyle ilgili kaygıları olduğu için bu kontrollerde ne yapıldığı ve sonuçları hakkında daha ayrıntılı bilgilenmek istiyorlar, Benzer biçimde yaş ile eğitimin tutum ve davranışlarını belirlediği kayıtsız çalışan seks işçileri, polis tarafından yakalandıklarında ilgili sağlık birimlerince cinsel yolla bulaşan enfeksiyonlarla HIV/AIDS açısından kontrol edilirken, serbest bırakılıp tekrar yakalanana dek mesleklerini tümüyle kontrolsüz sürdürüyor.
Araştırma sonuçlarına ilişkin yapılan değerlendirmede, son 10 yılda seks işçilerinin cinsel ilişki biçimlerinin değiştiği ve çeşitlendiğine dikkat çekildi. Seks işçilerinin bilgi düzeyleri iyi de olsa, hatta kayıtlı çalışanlar için zorunluluk da konulsa, kondom kullanmadan müşterileriyle ilişkiye girebildikleri, dahası kendi partnerleriyle birlikteyken asla kondom kullanmadıkları bildirildi. Bu nedenlerle seks işçilerinin cinsel, mesleki ve sağlık tutumlarının izlenmesi gereğine işaret edildi.
AIDS KONUSUNDA YÜRÜTÜLEN PROJELERSağlık Bakanlığınca Küresel Fon ve MEDA isimli organizasyonlar tarafından AIDS/HIV?in önlenmesine yönelik projeler yürütülüyor. Küresel Fon tarafından finanse edilen 3 milyon 891 bin dolar bütçeli projeyle, ticari seks çalışanları, damar içi uyuşturucu kullananlar, eşcinsellere ve mahkumlara ulaşılması planlanıyor. Bu yılın Nisan-Mayıs ayları gibi başlayan proje kapsamında aralarında eşcinsellerin örgütlerinin de bulunduğu sivil toplum kuruluşlarıyla iş birliğine gidiliyor. Projeye Zührevi Hastalıklarla Savaş Derneği, Yeniden Sağlık ve Eğitim Derneği, Dokar-Genç, Pozitif Yaşam Derneği ve KAOS-GL gibi oluşumlar katkı sağlıyor.
Sağlık Bakanlığı yetkilileri, söz konusu sivil toplum örgütlerinin bu kişilere ulaşılmasında son derece etkili olduğunu belirterek, yapılan iş birliği sayesinde bugüne kadar bin 414 seks işçisi, bin 57 eşcinsel, 29 damar içi madde kullanıcısı ve 461 hükümlüye ulaşıldığını, 13 bin dolayında broşür ve kitap gibi yayın ile 34 bin 656 kondom dağıtıldığını ve 63 HIV/AIDS?le yaşayan kişiye destek verildiğini bildirdiler.

AIDS, G.Afrika da yaşamı 13 yıl azalttı

AIDS, Güney Afrikalıların yaşam süresini 1990?dan bu yana yaklaşık 13 yıl azalttı.
JOHANNESBURG - Tıp Araştırma Konseyi ve İstatistik Uzmanları Derneği?nin yayımladığı rapora göre, Güney Afrika?da 1990?dan bu yana erkeklerin yaşam süresi 49?a, kadınlarınkiyse 53?e indi. Konseyden Debbie Bradshaw, 1990?da ülkedeki ortalama yaşam süresinin 64 olduğunu ve o yıldan bu yana 51?e indiğini belirtti.
Raporda, AIDS tedavisinde kullanılan ilaçların dağıtılmaması halinde 2015 yılına dek ülkede yaşam süresinin yaklaşık 19 yıl düşeceği vurgulandı.
Araştırmacılar, 2015?e kadar ilaç yardımı alan hastaların yüzde 50?ye ulaşması halinde AIDS?ten ölümlerin gelecek yıllarda azalacağını belirtiyor.
47 milyon kişinin yaşadığı Güney Afrika, yaklaşık 5,5 milyon HIV taşıyıcısıyla, Hindistan?dan sonra bu hastalıktan en fazla etkilenen ülke.
Güney Afrika Devlet Başkanı Thabo Mbeki, AIDS tedavisinde kullanılan ilaçların ücretsiz dağıtılmasında geç kaldığı için sık sık eleştirildi.
Eylülde açıklanan hükümet rakamlarına göre bu ilaçlardan artık 213 bin kişi yararlanıyor.

AIDS bilinci oluşturulacak

AIDS Önleme ve Destek Programı? kapsamında, Gaziantep?in de aralarında bulunduğu 5 ilde 24 gönüllü danışmanlık ve test merkezi kurulacak.
GAZİANTEP - Gaziantep İl Sağlık Müdürü Dr. Yusuf Ziya Yıldırım, ?Ülke genelinde AIDS tehdit unsuru oluşturabilecek düzeyde değil, proje ile amaç kamuoyunda bir bilinç oluşturmak? dedi.
Yusuf Ziya Yıldırım, Sağlık Bakanlığı ile Küresel Fon arasındaki anlaşma doğrultusunda, AIDS yayılımının artmasını önlemek amacıyla uygulanan ?Türkiye HIV/AIDS Önleme ve Destek Programı?nın hassas nüfus gruplarındaki HIV yayılımını önlemek ve bu grupların koruyucu AIDS sağlık hizmetlerinden faydalanmasını artırmak üzere çalışmalarına devam ettiğini belirtti.
Programın hedef kitlesinin damar içi madde kullanıcıları, ticari seks çalışanları, eşcinseller ve ceza infaz kurumlarındaki hükümlü ve tutuklular olduğunu ifade eden Yıldırım, program kapsamında Ankara, İzmir, İstanbul, Gaziantep ve Trabzon?da 24 adet Gönüllü Danışmanlık ve Test (GDT) Merkezi kurulmasının planlandığını açıkladı.
Yıldırım, söz konusu illerde genel nüfusun ve özellikle hedef grupların HIV danışmanlık hizmetlerinden ücretsiz ve gizlilik içerisinde yararlanmasının amaçlandığını anlatarak, şunları söyledi:?GDT hizmetleri verecek merkezler, başvuranların HIV/AIDS konusunda danışmanlık alacakları ve gerektiğinde test yaptıracakları merkezler olup, uygulamada; kaliteli hizmet anlayışı, hizmet alan insanlara doğru iletişim yöntemleri ile yaklaşım ve mahremiyet prensiplerine uygun çalışma yöntemleri ön planda olacak. Ayrıca bu merkezlerdeki danışmanlar, istek olması halinde HIV testi uygulayacaklar ve kondom gibi malzemeleri, broşür gibi bilgilendirme materyallerini temin edebilecekler.?
?GAZİANTEP?TE VE TÜRKİYE?DE TEHDİT UNSURU DEĞİL?Yıldırım, Gaziantep?te kurulması planlanan 2 adet GDT merkezinin hasta müracaatının yoğun olduğu Devlet Hastanesi ve belediyeye bağlı ilgili bir hastane veya sağlık biriminde oluşturulmasının planlandığını söyledi.
Söz konusu sağlık kuruluşlarında görev yapan hekim, psikolog, sosyal hizmet uzmanı ve hemşirelere, program kapsamında ?gönüllü danışmanlık ve test? eğitimi verileceğini anlatan Yıldırım, söz konusu eğitimin 9-11 Ocak tarihlerinde Ankara?da gerçekleştirileceğini belirtti.
İl Sağlık Müdürü Yıldırım, damar içi madde kullanımı ve eşcinselliğin artışı gibi faktörlerden dolayı HIV virüsünün yayılımını önlemek için dünya genelinde büyük çalışmalar yapıldığına işaret ederek, şunları kaydetti:?Türkiye?de AIDS korkulacak, tehdit unsuru oluşturabilecek düzeyde değil. Gaziantep açısından da kesinlikle tehdit unsuru oluşturabilecek boyutlarda değil. Fakat, bu konuda bilgilendirme çalışmalarını devam ettirmemiz ve insanımızın bu bilince sahip olması gerekiyor. Zaten projenin uygulanmasındaki asıl amaç, kamuoyunda bu konuda bir bilinç oluşturmak.?