24 Ekim 2007 Çarşamba

Her gün 1000 çocuk AIDS?li oluyor


BM çocuk fonu UNICEF, hamile kadınların bebeklerine HIV virüsü geçirmesinin önlenmesi konusunda ilerlemeler kaydedilmesine rağmen, dünyada her gün 15 yaşın altında 1000?den fazla çocuğun AIDS?e yakalandığını belirtti.
CENEVRE - UNICEF tarafından yayımlanan raporda, Sahra altı Afrikasından Namibya, Swaziland, Güney Afrika ve Ruanda gibi ülkelerde 2004 ve 2005 yıllarında AIDS tedavisinden faydalanan annelerin sayısında büyük artış olduğu vurgulandı.
Raporda, olumlu gelişmelere karşın geçen yıl dünya çapında çoğu doğum sırasında veya doğumdan hemen sonra, 15 yaşın altında 410 ila 660 bin çocuğun hastalığa yakalandığına dikkat çekildi. Raporda ayrıca, iki yıl içinde uygun tedavi alamamaları durumunda bu çocukların yarısının öleceği belirtildi.
UNICEF sözcüsü Patrick McCormick, sadece 7 ülkenin, 2010 yılına kadar hastalığa yakalanan kadınların yüzde 80?inin tedavi edilmesi hedefinde istenilen rakamları tutturduğunu belirterek, bu ülkelerin Arjantin, Brezilya, Bostvana, Jamaika, Rusya, Tayland ve Ukrayna olduğunu söyledi.
UNICEF, orta ve az gelirli ülkelerde HIV virüsü taşıyan hamile kadınların sadece yüzde 9?unun hastalığın çocuğa geçmesini azaltan ilaç tedavisini alabildiğini kaydetti.
Raporda, uygun fiyatlı ve etkili ilaçlarla AIDS?in erken teşhisi ve tedavisinin, hastalıkta mücadelede çok önemli olduğu kaydedildi. AIDS?ten dünyada her yıl 380 bini çocuk 2,9 milyon kişi hayatını kaybediyor.

Türkiye Ve Aids

Buca?da bir ilköğretim öğrencisiyle annesinin HIV taşıdığının, babanın da bir süre önce AIDS?ten öldüğünün ortaya çıkması, Türkiye?de AIDS gerçeğine dikkat çekti. AIDS gizleniyor, takip edilemiyor ve yayılmaya devam ediyor.
İSTANBUL - İzmir?in Buca İlçesi?nde bir ihbar üzerine yapılan incelemede, bir ilköğretim öğrencisiyle annesinin AIDS hastalığına neden olan HIV taşıdığı, babanın da bir süre önce AIDS?ten öldüğü ortaya çıktı. Öğrenci S.Ş. ve fuhuş yaptığı iddia edilen annesi, sosyal baskı ve dışlanmaktan korkarak durumlarını açıklamayınca, yetkili birimlerden sağlık yardımı da alamadı. 2002 yılında yine İzmir?de Kızılay?dan verilen kanla HIV pozitif olan Y.O?nun eğitim gördüğü ilkokulda bir kriz yaşanmış, veliler çocuklarını okula göndermeyi reddetmişti.
TÜRKİYE?DE AIDS NE KADAR BİLİNİYOR?4 sene içerisinde basına yansıyan iki HIV pozitif vakası, AIDS hastalığı konusunda toplumun bilinç düzeyi ve devlet girişiminin yeterliliğiyle ilgili soruları gündeme getirdi. Gelişmiş ülkelerle kıyaslandığında AIDS?in Türkiye?de yeterince bilinmemesi ve HIV?in yayılmasına karşı güçlü önlemler alınmaması, toplumda hastalıkla ilgili çeşitli önyargıların oluşmasına neden oluyor.
UNAIDS?in (Birleşmiş Milletler HIV/AIDS?le Mücadele Programı) Türkiye değerlendirmesinde verdiği istatistiklere göre; 1985 ve 2004 yılları arasında toplam 1922 HIV pozitif hasta rapor edildi. Bunlardan 551?inde virüs AIDS?e yol açtı ve 63?ü hayatını kaybetti. 2004 yılında rapor edilen 210 yeni HIV pozitif vakasından 47?si AIDS?e yakalandı ve 7 AIDS kaynaklı ölüm meydana geldi.
SEKS TİCARETİ ÖNEMLİ BULAŞMA SEBEBİResmi raporlara göre; HIV virüsü, hastaların yüzde 6?sına şırıngayla madde alımı yüzünden bulaştı. Toplumda AIDS?in homoseksüellikle yakından ilişkili olduğu yargısının aksine, Türkiye?de virüs taşıyanların ortalama yüzde 50?si heteroseksüel. Dünyanın diğer ülkelerine kıyasla resmi kayıtlara geçen vakaların nispeten daha az oluşu ve madde kullanımına seyrek rastlanması, hastalığın çoğunlukla Doğu Avrupa ülkelerinden seks ticareti yapmak için gelen kadınlar ve müşterileri sayesinde bulaştığı fikrini de doğurdu. 1996?dan 2000?e kadar 44 bin yabancı kadın yasadışı çalıştığı gerekçesiyle gözaltına alındı. HIV pozitif hastaların ülke içindeki coğrafi dağılımı çeşitlilik gösterse de 2003?te yapılan 2 milyon 385 bin HIV testi çoğunlukla İstanbul metropolünde gerçekleşti.
TÜRKİYE?DE ÖNLEMLER YETERLİ DEĞİL1981?den beri tüm dünyanın gündeminde olan AIDS konusunda dünyanın birçok ülkesinde hükümetlerin ve toplumun değişik kesimlerinden kişi ve kurumların insiyatifleriyle sivil toplum girişimleri yürütülse de Türkiye?de bu sayı az. Devlet bünyesinde çalışmalarına devam eden Ulusal AIDS Komisyonu yeterli kapasite ve kaynak sıkıntısı yaşarken, kurula misyonunda yardımcı olacak sivil girişimler de maddi ve manevi destek arayışlarını sürdürüyor.
Türkiye?de AIDS?le Savaşım Derneği bu sivil girişimlerin en kapsamlı çalışmalar yürüteni olarak biliniyor. İstanbul Tıp Fakültesi?nden Prof. Dr. Enver Tali Çetin ve bir grup öğretim üyesi tarafından İstanbul da kurulan dernek, HIV/AIDS konusunda toplumu bilgilendirmek, kişilerin AIDS ve cinsellik konusunda edindikleri bilgileri güvenli cinsel davranışlara dönüştürmelerine yardımcı olmak ve HIV taşıyıcılarının toplum tarafından dışlanmamadan yaşamasını sağlamak için faaliyetlerde bulunuyor.
Devlet sağlık politikalarında henüz gereken hassasiyetin gösterilmediği HIV/AIDS konusu, nüfusunun yüzde 50?sinin 24 yaşın altında olduğu Türkiye?de okul müfredatlarına girmiş değil. HIV taşıyıcılarının, madde bağımlılarının ve cinsel tercihi sebebiyle dışlanmaktan çekinenlerin kendilerini toplumda gizliyor olması, HIV/AIDS sorununun gündeme getirilmeyişinde etkili oluyor. Araştırma, tedavi ve mücadele yöntemlerine yeterli kaynak ayrılamaması, tecrit ve kınamayı yok edecek bilgilendirme programlarının eksikliği de toplumsal cahilliği körüklüyor.
DÜNYADA AIDS1981?de ABD, Demokratik Kongo Cumhuriyeti ve Doğu Afrika?nın Viktorya Gölü kıyılarındaki hastanelerde ilk AIDS vakalarının görülmesinden bu yana geçen 25 yılda, HIV dünyanın neredeyse bütün ülkelerine dağılarak 65 milyon kişiye bulaştı, 25 milyonunun da ölümüne sebep oldu. Dünyanın HIV pozitif nüfusunun yüzde 70?i Afrika kıtasının Sahra Çölü güneyindeki ülkelerinde yaşıyor. Botswana, Zimbabve, Namibya ve Güney Afrika gibi ülkelerde ise ülke nüfusunun HIV pozitif olan hasta sayısı yüzde 20 ila 30 arasında değişiyor.Avrupa ve Orta Asya ise dünyanın en hızlı HIV/AIDS yayılmasının yaşandığı bölgeler.
UNAIDS raporlarına göre 2005 yılında 270 bin kişinin HIV pozitif olarak kayıtlara geçmesiyle bölgedeki HIV/AIDS?li kişi sayısı 1.6 milyona ulaştı. Bu sayının geçmiş 10 yıla bakıldığında 20 kat arttığı gözleniyor. HIV ile yaşayan insanların çoğu seks trafiği ve madde bağımlılığın artış gösterdiği Rusya Federasyonu ve Ukrayna?da bulunuyor. 2000 - 2004 yılları arasında yapılan istatistikler de kayıtlardaki kişilerinin yüzde 75?inin 30 yaşın altında olduğunu gösteriyor.
HIV/AIDS konusunda bilgilendirme, tedavi yöntemleri, ilaç tedariki ve sivil insiyatiflerin geliştirilmesi konusundaki çalışmalar Birleşmiş Milletler?in öncülüğüyle dünya çapında devam ediyor. HIV/AIDS konusunun seks trafiği, uyuşturucu kullanımı ve farklı cinsel tercihler gibi sosyal tabularla ilintili olması, konuyla ilgili iletişimi zorlaştırıyor.

AIDS?in tedavisinde yeni bir umut


Doğal bir protein bağışıklık sistemini güçlendiriyor.
WASHINGTON - ABD?de yapılan bir araştırmada, organizma tarafından doğal olarak üretilen bir proteinin, AIDS virüsünün enfeksiyonu sırasında bağışıklık sisteminin hücrelerinin imha olmasını engellediği ve enfeksiyonun hasara uğrattığı hücrelerin yeniden oluşmasına yardımcı olabileceği belirlendi.
ABD Ulusal Enfeksiyonlu Hastalıklar ve Alerji Enstitüsü (NIAID) araştırmacıları, AIDS virüsünün bağışıklı hücreleri ?limfosit-T?nin içine gizlenerek organizmanın savunma sistemine saldırdığını belirttiler.
Araştırmalarını, ABD Bilimler Akademisinin 5 Şubat sayısında yayımlayan bilim insanları, enfeksiyonun gelişiminin sonunda limfosit-T hücrelerinin kendi kendilerini imha ederek, ?apoptoz? adı verilen ve hala enfekte olmayan hücrelere yayılan bir ?toplu hücresel intihara? neden olduklarını kaydettiler.
Bilim insanları, bağışıklık sistemi hücrelerinin kendi kendilerini imha etmesini engellemek için, değişik safhalarda AIDS hastası olan 24 denekten alınan kan örneklerindeki ?interleukin 7? (IL-7) adı verilen proteinin rolünü test ettiler.
Bu deneyler sırasında, IL-7 proteinine yüksek oranda başvurularak, bir tür tedavi uygulandı. Bu uygulamaya tabi tutulan hastaların kanında apoptoz seviyesinin düştüğü ve moleküllerin enfekte olmasını belirleyen unsurların azaldığı gözlendi. Böylece bağışıklık sisteminin de güçlendiği tespit edildi.
IL-7?nin etkileri, enfeksiyonun ilerleme derecesine göre değişiklik gösterirken, araştırmacılara göre, sonuçlar bu molekülün AIDS?in hasara uğrattığı bağışıklık hücrelerinin yeniden inşası için antiretroviral (HIV/AIDS?li yetişkinlerin ve çocukların daha uzun yaşamalarının sağlanması) olarak kullanılabileceği izlenimini yarattı.

G.Afrika da AIDS aşısı denemesi

ABD?de geliştirilen bir AIDS aşısının yaygın bir şekilde klinik deneyleri Güney Afrika?da yapılacak.
WASHINGTON - Amerikan Sağlık Enstitüsünden (NIH) yapılan açıklamaya göre, virüs taşımayan 3 bin gönüllü kadın ve erkek üzerinde deneyler, Güney Afrika Aşılama Girişimi (SAAVI) ile NIH tarafından finanse edilen AIDS Aşısı Deneme Kuruluşu (HVTN) tarafından ortaklaşa yapılacak.
Amerikan Merck firmasının geliştirdiği prototip aşı, aşılandığı kişilere hiçbir şekilde enfeksiyon bulaşmamasını sağlayan AIDS virüsünün üç geninden oluşuyor.NIH Direktörü Dr. Elias Zerhuni, en büyük umutlarının AIDS salgınını etkin bir aşıyla durdurmak olduğunu, klinik deneylerin ilacın etkinliğini belirlemeyi amaçladığını söyledi.
Aşının iki yıldır yaklaşık 1800 kişi üzerinde ABD, Kanada, Güney Amerika, Avustralya ve Karayibler?de yapılan ilk denemelerinde, herhangi bir risk içermediği ve gönüllülerin yarısından fazlasında bağışıklık sisteminin güçlendiği saptandı.

Sünnet AIDS ten koruyor

Sünnetin, AIDS bulaşma riskini en az yarı yarıya azalttığı bildirildi.
PARİS - ?The Lancet? dergisinin son sayısında çıkan makaleye göre, Kenya ve Uganda?da yürütülen iki araştırma, sünnetle AIDS arasındaki ilişki konusunda daha önce Güney Afrika?da yapılan araştırmayı doğruladı.
Kenya?nın Kisumu bölgesinde 18 ila 24 yaşlarında 1391?i sünnetli 2784 erkek arasında yapılan araştırma, sünnetli erkeklere virüsün bulaşma riskinin en az yüzde 53 az olduğunu gösterdi.
Uganda?nın Rakai bölgesinde 15 ila 49 yaşlarında 4996 erkek arasında yürütülen araştırma da, enfeksiyon riskinin sünnetlilerde en az yüzde 51 daha az olduğuna işaret etti.

AIDS kadınları daha çok etkiliyor



AIDS hastalarına bakma sorumluluğu daha çok kadınların üzerine yıkılıyor, buna karşın evlerinden atılanlar ya da sağlık kuruluşlarından geri çevrilenler de yine kadınlar oluyor.
İZMİR - Biyolojik, sosyo-kültürel ve ekonomik nedenlerden dolayı AIDS?in kadınları daha çok etkilediğini belirten Ege Üniversitesi İzmir Atatürk Sağlık Yüksekokulu Ebelik Bölümü Başkanı Yrd. Doç. Dr. Birsen Karaca Saydam, bir toplumda cinsiyet ayrımcılığı ne kadar fazla ve kadının sosyal konumu ne kadar düşük ise AIDS?in olumsuz etkilerinin o kadar ağırlaştığını bildirdi.

Hintli kadınlar AIDS ten bihaber

Hindistan?da yaşayan kadınların yüzde 40?ından fazlasının, daha önce AIDS hakkında hiçbir şey duymadığı ortaya çıktı.
YENİ DELHİ - Hükümetin yaptığı araştırmanın sonuçları, BM kayıtlarına göre yaklaşık 5,7 milyon AIDS hastasının yaşadığı ülkedeki sivil örgütleri harekete geçirdi. Hindistan?daki en geniş kapsamlı sağlık ve beslenme taraması olan Ulusal Aile Sağlığı Araştırmasına göre, ülkede yaşayan kadınların sadece yüzde 57?si, AIDS?le ilgili bilgi sahibi.

Sünnet Aids e karşı

BM?nin sağlık örgütleri, AIDS hastalığına yol açan HIV virüsünü kapmaktan korunmak için heteroseksüel erkeklere sünnet yaptırmaları tavsiyesinde bulundu.
CENEVRE - Dünya Sağlık Örgütü (WHO) ile UNAIDS uzmanları, erkeklere, sünnetin virüse karşı kısmi koruma sağlayacağını (yüzde 60 oranında) bunun yanı sıra diğer tedbirlerin de alınması gerektiğini hatırlattılar.
Uzmanlar bunun yanı sıra, sünnet yaptıran erkekleri yaraları iyileşmeden cinsel temasa geçmemeleri konusunda da uyardılar.
Uzmanların Kenya, Uganda ve Güney Afrika?daki araştırmaların ele alındığı, bu ay Montrö?de yapılan toplantının ardından bu tavsiyede bulunmaya karar verdikleri belirtildi. Bu ülkelerdeki araştırmada, sünnetin riski azalttığına dair ?güçlü deliller? bulunduğu belirtilmişti.
Örgütlerden yapılan ortak açıklamada, ?İstişareye katılan uzmanlar, ellerindeki verilere dayanarak sünnetin bundan böyle erkeklerde heteroseksüel ilişki sonucu ortaya çıkacak HIV riskini azaltmada yeni ve önemli bir unsur olarak tanınması gerektiğini tavsiye ettiler? denildi.
WHO HIV/AIDS bölümü başkanı Dr. Kevin De Cock da ?Heteroseksüellerde HIV enfeksiyonunun yüksek ve sünnet oranının düşük olduğu ülkelerde artık heteroseksüel erkeklerde HIV bulaşma riskini azaltacak yeni bir yöntemin bulunduğunu? söyledi. Sağlık örgütlerinin açıklamasında, dünyada tahminen 665 milyon erkeğin sünnetli olduğunun tahmin edildiği belirtildi.
Sünnet önceliğinin yüksek risk altındaki erkeklere verilmesi gerektiği belirtilen açıklamada, genç erkekleri sünnet etmenin halk sağlığı üzerinde uzun dönemli etkisi olacağı kaydedildi.
Sünnetin homoseksüel ilişkide HIV riskini azaltıp azaltmadığı konusundaysa daha fazla araştırma yapmak gerektiği belirtildi.

AIDS uzmanlarından bitkisel ilaç açıklaması

AIDS uzmanları Gambiya Devlet Başkanı Yahya Camme?nin bazı AIDS hastalarını bitkisel ilaçlarla tedavi ettiği iddialarının yanlış olduğunu açıkladı.
WASHINGTON - Gambiya Devlet Başkanı Yahya Camme?nin sarayında normal ilaç tedavisini keserek bitkisel ilaç verdiği hastalardan alınan kan örneklerini test etmek için gönderdiği Senegalli doktor Süleyman Mboup, ?Benim laboratuvarlarımda yapılan kan testlerinin sonuçlarıyla ilgili olarak Gambiya yetkililerinin yaptıkları açıklamalar yanlış? dedi.
Kan örneklerini test etme konusunda ?kendisinin oyuna getirildiğini? belirten doktor Süleyman Mboup, test edilen bazı kan örneklerinde virüse direnç düzeylerinin testlerde tespit edilebilecek eşiğin altında olduğunu belirterek, ?Bu şaşırtıcı değil, çünkü bu hastalar bitkisel ilaç verilmeden önce bilinen AIDS ilaçları alıyordu. Etkin bir anti virüs tedavisi, HIV virüs direncini tespit edilebilecek düzeyin altına düşürür? diye konuştu.
Mboup, Gambiya Devlet Başkanının tedavi olduklarını iddia ettiği hastaların hiçbirinin tedavi olmadığını da kaydetti ve ?AIDS?in bilinen hiçbir tedavisi yok. Hiçbir koşulda benim laboratuvarlarımda yapılan testler, bir AIDS tedavisi iddiasını desteklemek için kullanılamaz? dedi.
Gambiya Devlet Başkanı, şubat ayında yaptığı açıklamada AIDS?i bitkisel ilaçlarla tedavi ettiğini ileri sürmüş, bu iddia AIDS uzmanları tarafından ciddiye alınmamıştı.
Güney Afrika Devlet Başkanı Thabo Mbeki de HIV?in AIDS?e yol açtığını kabul etmediğini belirterek, ülkesindeki milyonlarca AIDS hastasının tedavisinde gecikmeye yol açmıştı.
Dünyada yaklaşık 40 milyon insana, AIDS?e yol açan HIV virüsü bulaşmış durumda ve şimdiye kadar 25 milyon kişi AIDS?ten öldü. AIDS?ten ölenlerin çoğu Afrika kıtasında yaşıyordu.

Her HIV pozitif AIDS demek değil


HIV pozitif ile AIDS genellikle aynı şeyler olarak biliniyor. Oysa ki HIV pozitif, AIDS anlamına gelmiyor.

Çünkü HIV pozitiflik, tedavisi ömür boyu süren kronik bir hastalık olarak kabul ediliyor.İSTANBUL - HIV genel kanının tersine yaş, cins, eğitim, sosyo-ekonomik düzey ya da cinsel yönelim farkı gözetmeksizin herkese bulaşabilir. HIV, bağışıklık sistemini zayıflatan bir virüs. AIDS ise bulaşıcı bir hastalık ve etkeni de HIV. Eğer HIV cinsel yolla alınmış ve hiç bir ilaç tedavisi uygulanmamışsa 3 ile 8 yıl içinde AIDS tablosu gelişebilir. Kan yoluyla alınan HIV?in yine ilaç kullanılmadığı zaman AIDS?e dönüşme süresi ise 1.5 ile 2 yıl. Ancak HIV pozitiflik tedavi ile kontrol altına alınırsa AIDS gelişmeyebiliyor ve kronik bir hastalık olarak ömür boyu devam ediyor.