2 Temmuz 2008 Çarşamba

En iyi ilaç: Seks

En iyi ilaç: Seks
Yağ yakıyor, yatıştırıyor, bağışıklık sistemini güçlendiriyor, ömür uzatıyor...



font boyutu küçülsün büyüsün

02 Temmuz 2008 09:11
Seks yapmak sadece iyi hissetmenizi sağlamıyor; aynı zamanda kalorileri yakıyor, bağışıklık sistemini güçlendiriyor ve hatta kanser riskini bile azaltıyor. Seks sonrasında vücut ‘mutluluk hormonuda denilen endorfin salgılıyor. Fiziksel açıdan egzersiz yapmak veya yüzmekten çok da
farklı olmayan cinsel ilişki, kendine saygı ve değerli hissetme gibi duyguları da ortaya çıkarıyor.

Sonuçlar, Teksas ve Wilkes Üniversitesi araştırmacılarının çalışmalarından. Biological Psychology, British Journal of Urilogy adlı yayınlarda yer alan çalışmalar da bu tezi destekliyor. Çalışmalara göre, iyi cinsel deneyim kişileri anksiyete ve depresyondan da uzaklaştırıyor. Orgazm sırasında üretilen oksitoksinin uyandırdığı olumlu psikolojik ve fiziksel etkiler arasında uykuya geçişte kolaylık da var.

Orgazm, doğal yatıştırıcı

Cinsel tıp uzmanı Dr. David Delvin “Pek çok insan seksi uykuyu kolaylaştırmak için kullanıyor. Uyarılma ve orgazm sırasında salgılanan oksitoksin doğal bir yatıştırıcı işlevine sahip” diyor.

Seksin kazandırdıklarından biri de stresle mücadeleyi kolaylaştırması. Uzman grupların çalışmaları, seks yapmış kişilerin toplum önünde konuşma, matematiksel hesaplar yapma gibi stres senaryolarına daha olumlu tepki verdiklerini gösteriyor. Haftada bir veya iki kez cinsel ilişkiye girmek bağışıklık sistemini güçlendirip soğuk algınlığı ve enfeksiyonlardan koruyor. Psikoseksüel terapist Paula Hall’a göre iyi hissetmek hastalıklarla savaşmaya yardımcı oluyor.

Kanser riskini de azaltıyor

Düzenli seks erkeklerde ileri yaşlarda prostat kanserini önlemekte de etkili. 20’li yaşlarında haftada en az beş kere cinsel ilişkiye giren erkeklerde ileride prostat ortaya çıkması riski üçte birdan az. Ayda birden az sıklıkta cinsel ilişkiye giren kadınlardaysa göğüs kanseri riski daha fazla.

Seks sırasında salgılanan endorfin doğal ağrı kesici olduğundan migren, sırt ağrısı, artrit ve adet sancılarında ağrıyı azaltıyor. Cinsel ilişki kalori yakmaya da yardımcı. Yarım saatlik bir seks performansı en az 85 kalori yakıyor. İyi bir cinsel hayatın getirdiği güçlü ilişkiler ömrün uzamasına yardımcı oluyor.

Göz kapağı düşüklüğüne çare

Göz kapağı düşüklüğüne çare!
Göz kapağı düşüklüğü olarak bilinen 'blefaroptozis' rahatsızlığı ameliyat ile ortadan kaldırılıyor.



font boyutu küçülsün büyüsün

02 Temmuz 2008 15:21
Medical Park Bursa Hastanesi bir hastaya daha umut ışığı oldu. 11 yıldır göz kapağı düşüklüğü (blefaroptozis) şikayeti bulunan Gülcan Müftüoğlu (43), 1 saat süren
başarılı bir ameliyatın ardından eski sağlığına yeniden kavuştu. Yıllardır gözündeki sıkıntının çözümü için çalmadık hastane kapısı bırakmayan Gülcan Müftüoğlu'nun imdadına Medical Park Hastanesi yetişti. Tıp dilinde blefaroptozis olarak adlandırılan göz kapağı düşüklüğü şikayetinden Gülcan Müftüoğlu, Dr. Bülent Kahraman'ın başarılı bir ameliyatı ile la kurtuldu. Müftüoğlu, "11 yıl boyunca pek çok hastaneye gittik, tetkikler yaptırdık, ancak bir türlü iyileşme sağlayamadık, umudumuz kesilmişken Medical Park Hastanesi bize yeniden umut oldu" diye konuştu.

Ameliyatı gerçekleştiren Medical Park Bursa Hastanesi Göz Kliniği Bölüm Direktörü Op. Dr. Bülent Kahraman ise operasyonun Bursa'da yalnız birkaç yerde yapılabileceğini ve son derece de riskli olduğunu söyledi. Dr. Kahraman, okiloplastik birimince gerçekleştirdikleri ameliyatın ardından estetik bakımdan son derece iyi bir netice alındığını belirtirken hastanın yüzde yüz sağlığına kavuştuğunu belirtti.

Korkutan 'diyet' efsanesi

Korkutan 'diyet' efsanesi
Beslenme konusunda söylenen yanlış kalıpları Bes. ve Diy. Uz. Aylin Yılmaz yıkıyor!



font boyutu küçülsün büyüsün

02 Temmuz 2008 15:27
Diyet kelimesi herkesi korkutuyor ve ne yazık ki dar bir kalıba sıkıştırılmış bir kelime olarak akılda kalmaya devam ediyor.
Beslenme konusunda doğru bildiğimiz yanlışları Beslenme ve Diyet Uzmanı Aylin Yılmaz'dan öğrenelim.

Diyet kelimesi herkesi korkutuyor ve ne yazık ki dar bir kalıba sıkıştırılmış bir kelime olarak akılda kalmaya devam ediyor. Özellikle de dengeli ve sağlıklı beslenip formlarını da korumak isteyenler, kendilerini sıkıştırılmış çerçeveler içindeki programlara mahkum ediyorlar.

Beslenme ve Diyet Uzmanı Aylin Yılmaz Akşam gazetesine yaptığı açıklamada, dengeli ve sağlıklı beslenmek isteyenlerin uygulayabilecekleri diyet beslenme programının insanların açlıktan ölmesi anlamına gelmediğine dikkat çekiyor. Diyetin daha çok sağlıklı yiyeceklerin bolca tüketildiği yeni bir yaşam tarzına geçme olayı olduğunu ifade eden Yılmaz, “Daha az değil, daha çok yemelisiniz” diyor.

Kalorileri saydığınız diyetler, sadece belli yiyecekleri tükettiğiniz diyetler, hatta yüksek proteinli ve karbonhidratsız diyetler birkaç hafta için ya da birkaç ay için kilo vermenizi sağlar. Ancak uzun dönemde bu gelip geçici moda diyetleri sürdüremezsiniz çünkü bir süre sonra verdiğiniz kiloları geri alırsınız ve vücudunuz için hiç iyi bir şey yapmamış olursunuz. Moda diyetler mutlaka size bir şeyleri yasaklar ve bu da genellikle vücudunuzun ihtiyaç duyduğu bir besini içermektedir. Oysa sağlıklı besinlerle aç kalmadan vücudu formda tutabilmek ve kilo vermek mümkün… Aylin Yılmaz'ın hayatınızın beslenme penceresini şöyle aralıyor:

Vücudumuzda ortalama 100 trilyon hücre vardır. Her bir hücre en iyi şekilde çalışabilmek için düzenli besine ihtiyaç duyar. Yiyecekler tüm hücreleri etkiler; ondan da öte varlığımızı, ruh halimizi, enerji düzeyimizi, düşünme kapasitemizi, uyku kapasitemizi, genel sağlığımızı etkiler.

SAĞLIKLI YİYECEKLER
Doğal, organik besinler, tam tahıllardan yapılmış ürünler, çavdar ekmeği, çiğ sebze ve meyveler, doğal olan paketlenmiş besinler, balık -bitkisel proteinler- bitkisel yağlar.

Etkileri:
Stres düzeyinizi düşürür.
Mutlu olmanızı sağlar.
Düşünme gücünüzü arttırır.
Kaliteli bir yaşam sağlar.
Kalbinizin daha sağlıklı çalışmasını sağlar.

SAĞLIKSIZ YİYECEKLER
Fazla pişmiş sebzeler, basit şekerli karbonhidrat karışımları - tatlılar, beyaz undan yapılmış gıdalar-, şeker, kızartılmış tüm ürünler, aşırı tuzlu -tatlı abur cuburlar, hormonlu besinler.

Etkileri:
Yaşlanmayı hızlandırır.
Konsantrasyonunuzu bozar.
Ruhsal çalkantılara neden olur.
Şişkinlik, gaz, kramp gibi sindirim sisteminde bozukluklara neden olur.
Bağışıklık sisteminizi zayıflatır.
Kilo almanıza neden olur.
Bazı hastalıklara zemin hazırlar (kalp damar hastalıkları, diyabet, obezite).

ÇİĞ VE CANLI YİYECEKLER
Çiğ meyveler-sebzeler-filizlendirilmiş bakliyat, tahıl ve tohumların hepsi besin enzimleri içerir. Vücudumuzu canlandırması, enerji vermesi ve metabolizmamızı dengelemesi için bol miktarda besin enzimine ihtiyacımız vardır.

Ayrıca vitamin ve mineral için de çiğ besinlere ihtiyacımız vardır. Vücutta kimi vitamin ve minerallerin eksikliği de kilo alımına neden olabiliyor. Özellikle de magnezyum, kalsiyum ve potasyum.

MİNERAL EKSİKLİĞİ
Magnezyum, şeker krizine neden olabilir.
Kalsiyum, metabolizmadaki enzimlerin hareketini engeller. Çok et tüketen bireylerde kalsiyum azalır. Potasyum, eksikliğine şişman kişilerde sık rastlanır. Çünkü bu kişiler genellikle çok kahve, şeker ve alkol veya aşırı tuz tüketebiliyorlar. Bazen de zayıflamak adına idrar söktürücü veya müshil kullanabiliyorlar.

Sağlıklı besinler;

ÇİĞ VE CANLI BESİNLER
KARBONHİDRATLAR
DOĞAL BESİNLER
YAĞLAR
PROTEİNLER
İŞLENMEMİŞ BESİNLER MİNERALLER ZENGİN BESİNLER

MAGNEZYUM: Yonca, badem, elma, avokado, tam pirinç, hurma, kereviz, balık, maydanoz.
KALSİYUM: Süt ve süt ürünleri, susam, tahin, ayçiçeği, karalahana, karnabahar, brokoli.
POTASYUM: Kayısı, muz, morina balığı, bezeyle, ıspanak, tam tahıllar, maydanoz, somon balığı, havuç.

DOĞAL BESİNLER
Doğal ve organik besinler yetiştirilme ve üretim sırasında kimyasal maddelerden uzak tutulmuş besinlerdir. Yediğimiz besinlerin, yetiştiği topraklarda kimyasal maddeler kullanıldıysa veya herhangi bir nedenle kimyasallarla işlendiyse yiyeceklerle bulaşan toksik kalıntılar vücuda zarar verebilir.

YAĞLAR
Yağ bakımından zengin olan doğal yiyecekler vardır; avokado, badem, zeytinyağı, ceviz, balık, fındık, çekirdek… Bunlar kilo vermeye yardımcı olan, kolesterolü düşüren, bağışıklık sistemini güçlendiren ve üreme organlarıyla saç, cilt ve kemik dokularını canlandıran, vücudumuzu nemlendiren sağlıklı yağlar içerirler. Bu yağlar vücudun yağı metabolize etmesine (emmesine) yardımcı olur. Özellikle; keten tohumu, avokado, kabak çekirdeği, ceviz, fındık, su yosunları esansiyel yağ asitlerinden çok zengindir.

PROTEİNLER
Bitkilerle alınan proteinler vücut tarafından kolaylıkla parçalanır. Bitkisel proteinlerden faydalanmalısınız. Özellikle kuru baklagillerden. Ayrıca tahıl, çavdar da olabilir. Bunun yanı sıra hayvansal proteinler de vücutta bulunmayan aminoasitler için çok önemlidir. Bazı günler kırmızı yağsız et tüketebilir çoğunlukla da balığa yönelebilirsiniz.

KARBONHİDRATLAR
Basit şeker (rafine şeker) eklenmemiş besinler; meyveler, tam tahıllardan yapılan ekmekler, çavdar ekmeği, tam tahıllar, pirinç, sebzeler. Bu sağlıklı karbonhidratların (kompleks karbonhidratlar) içerdiği doğal şeker, vücut tarafından kolaylıkla ve yavaş yavaş emildiğinden hem beyin fonksiyonlarınızı ve ruh halinizi dengelerler hem de yararlı enerjiye dönüşürler. Bu karbonhidratlar besleyici özelliklerini kaybetmemişlerdir.

HANGİSİ, NEYE FAYDALI?
TAM ARPA: Mide ve sindirim sistemi için önemlidir. Hazımsızlık problemlerine iyi gelir.
TAM PİRİNÇ: Özellikle sinir sitemi ve sindirim sistemine faydalıdır. Uzun pirinç yazın serin tutması için tüketilebilir.
YULAF: Esansiyel yağ içerir. Kilo verdiren yağlara sahiptir. B kompleks vitaminlerden zengindir. Sinir sistemi için yararlıdır ve kemikleri güçlendirir.
ÇAVDAR: Karaciğer için harika bir besindir. Baş ağrısı için çavdar suyu alternatif olarak kullanılabilir.
KARABUĞDAY: Gluten içermez, alerjik reaksiyonlara neden olmayan mineralden fazlasıyla zengin bir besindir. Yüzde 20 civarında protein içerir. Kan dolaşımını arttıran ve damarları güçlendiren bioflavanoid içerir. Varis problemlerine karşı yardımcı olabilir özellikle salatalara katılabilir.

BESİNLER VE FAYDALARI
MERCİMEK: Böbrekler ve böbrek üstü bezleri için önemli bir besindir.
BAKLA: Amino asitler bakımından zengindir. B grubu vitaminleri, kalsiyum ve demir kaynağıdır.
SOYA: Tam proteinleri sayesinde ete alternatif olan bir besindir. Hormonal dengeyi sağlayan fitoöstrojenlerle birlikte kansere karşı koruyucudur
BALIK: Yağlı balıklar esansiyel yağ asitleri bakımından zengindir. Hormonlara ve kan şekerini düzenlemede yardımcıdır. Özellikle kilo kontrolünde yardımcıdır.

Dondurma alırken dikkat

Dondurma alırken dikkat
Uzmanlar uyarıyor! Bilmediğiniz yerden açık dondurma almayın!



font boyutu küçülsün büyüsün

02 Temmuz 2008 15:29
Sağlık Bakanlığı, açıkta satılan dondurma ve buzlu içecekler alınırken dikkatli olunması, güvenilir olmayan yerlerden, sokak satıcılarından dondurma alınmaması istendi.

Sağlık Bakanlığı Temel Sağlık Hizmetleri Genel Müdürlüğünün açıklamasında, sıcak yaz günlerinin gelişiyle başta dondurma olmak üzere buzlu gıdaların tüketiminin de arttığına dikkat çekildi. Yeterli ve dengeli beslenme için her gün tüketilmesi gereken süt ve süt ürünleri grubunda yer alan dondurmanın; protein, karbonhidrat ve yağın
yanı sıra A, B, C, D, E vitaminleri, kalsiyum, fosfor, magnezyum, sodyum, potasyum, demir ve çinko gibi mineralleri içerdiği belirtilen açıklamada, ''Ancak sağlıklı bir dondurma ve buzlu gıda üretiminde kullanılan katkı maddelerinin, Tarım ve Köyişleri Bakanlığı tarafından izin verilen Türk Gıda Kodeksi'ne uygun katkı maddelerini
içermelidir'' denildi.

Açıklamada, dondurma ve buzlu gıda tüketilirken şu hususlara dikkat edilmesi istendi:

-Dikkat edilmesi gereken en önemli husus, sağlıklı ve hijyenik şartlarda hazırlanmış dondurmanın tüketilmesidir. Bunun için de dondurmanın pastörize sütten yapılması ve hijyenik koşullarda üretilmesi çok önemlidir.
-Süt, mikroorganizmaların üremesi için çok iyi bir ortamdır. Sağlıksız koşullarda üretilen dondurmada bakteriler kolaylıkla üreyebilir. Bu nedenle güvenilir olmayan yerlerden, sokak satıcılarından dondurma satın alınmamalıdır.
-Paketlenmiş dondurma ve buzlu gıdalarda ise paket üzerindeki etiket okunmalı, Tarım ve Köy İşleri Bakanlığı üretim/ithalat izninin olup olmadığına, son kullanma tarihine dikkat edilmeli, izinsiz ve/veya son kullanma tarihi geçmiş ürünler asla satın alınmamalıdır.

Diyet lifi kanseri önlüyor

Diyet lifi kanseri önlüyor!
Diyet lifi bir çok hastalığın oluşmasına izin vermiyor!



font boyutu küçülsün büyüsün

02 Temmuz 2008 15:32
Ege Üniversitesi İzmir Atatürk Sağlık Yüksekokulu tarafından düzenlenen “Uluslararası Gıda, Beslenme ve Kanser Sempozyumu”nda “Diyet lif ve Sağlık” konulu çalışma sunan Çukurova Üniversitesi Ziraat Fakültesi Gıda Mühendisliği Bölümü Araş. Gör. Emir Ayşe Özer, diyet lifinin bazı hastalıkların önlenmesinde önemli bir role sahip olduğunu söyledi.

Günümüz tüketicilerinin yüksek besleyici ve fizyolojik değeri olan doğal bileşenleri tercih ettiğini açıklayan Özer, “Diyet lifi çözünmez ve çözünür lif olmak üzere iki gruba ayrılmaktadır. Çözünmez diyet lifi sağlığa faydalı olarak dışkı hacmini arttırır ve bağırsaktan geçiş süresini kısaltır. Çözünmez diyet lifinin iyi kaynakları olarak kuru baklagiller, sebzeler, kabuklu kuru yemişler ve tam tahılları söyleyebiliriz. Çözünür diyet lifi serum kolesterol düzeyini düşürür mide boşalmasını yavaşlatır ve glikoz emilimini yavaşlatır. Yulaf, arpa, yulaf kepeği çözünür diyet lifinin iyi kaynaklarındandır” dedi. Özer, “Yüksek miktarda diyet lifi içeren diyetler özellikle kolon, rektum ve göğüs kanseri gibi çeşitli kanserlerin oluşumunu engellemektedir” dedi.

Kramp girince ne yapmalı ?

Kramp girince ne yapmalı ?
Sportif aktivitelerin arttığı bu dönemde bazı bölgelerde oluşan kramplara çözüm



font boyutu küçülsün büyüsün

02 Temmuz 2008 15:41
Vücutta kramp giren bölgeye, pek çok kişinin yaptığı germe veya iğne batırma gibi yöntemlerin bilimsel olmadığı vurgulandı.

Eyüp Devlet Hastanesi Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Dr. Mehmet Tokmak, Online Sağlık'a (www.onlinesaglik.com) yaptığı açıklamada, yaz aylarının başladığı bugünlerde pek çok kişinin, sportif aktivitelere daha fazla zaman ayırdığını belirtti. Genellikle spor yaparken ortaya çıkan krampın denizde yüzerken gerçekleşmesi halinde tehlikeli olduğunu vurgulayan Dr. Mehmet Tokmak, "Kasların kasılmasıyla meydana gelen kramp, kişinin kramp giren uzvunu hareket ettirememesine neden olur. Bu durum suda gerçekleşiyorsa, boğulmalarla sonuçlanan üzücü olaylar yaşanabilir" dedi.

Krampın, kasların içinde bulunan miyofibril olarak adlandırılan kulakçıkların, güç ortaya çıkarabilmek için içe geçmesinin ardından gevşeme hareketini yapamaması olduğunu ifade eden Tokmak, şunları kaydetti:

"Uyku dengesizliği, hava değişimi, stres, yorgunluk gibi faktörler, krampın ortaya çıkmasındaki en temel nedenlerdir. Kramp giren bölgeye, pek çok kişinin uyguladığı germe, kıl çekme, iğne batırma gibi yöntemler kesinlikle bilimsel değildir. Çünkü, bir dokuya batırılan iğne ya da o bölgeden kıl çekme, kilitlenen kasın iyice kasılmasına neden olur. Oysa yapılması gereken şey oldukça basittir. Eğer bükücü olarak nitelenen kaslara kramp girerse, onun tam tersindeki açıcı kaslara hafif bir mukavemet uygulanır.Böylece, kilitlenen kaslar birbirinden ayrılacaktır."

Dr. Tokmak, krampın en çok kaval kemiğinin arkasında bulunan kaslarda meydana geldiğini belirterek, "Örneğin yüzerken bu bölgeye kramp girdiğinde, paniğe kapılmadan, kramp girmeyen ayağın yardımıyla kramp giren ayak, bilekten aşağı yukarı doğru hareket ettirilmelidir. Bu hareket önce kaval kemiğinin önünde bulunan açıcı kasları, ardından kramp giren ayağın arkasında bulunan kasların gevşemesini sağlayacaktır" dedi.

Özellikle, ayak kaslarına kramp giren futbolculara, sorunun giderilmesi için ayağın gerilmesi ya da o bölgeye iğne batırılmasının ileri dönemde bazı sağlık sorunlarını da beraberinde getirdiği anlatan Tokmak, "Kramp sırasında germe uygulanan kasların kulakçıkları zarar görecektir. Bu durumda söz konusu kasın performansı düşer ve fonksiyon zayıflığı görülür" diye konuştu.