2 Temmuz 2008 Çarşamba

En iyi ilaç: Seks

En iyi ilaç: Seks
Yağ yakıyor, yatıştırıyor, bağışıklık sistemini güçlendiriyor, ömür uzatıyor...



font boyutu küçülsün büyüsün

02 Temmuz 2008 09:11
Seks yapmak sadece iyi hissetmenizi sağlamıyor; aynı zamanda kalorileri yakıyor, bağışıklık sistemini güçlendiriyor ve hatta kanser riskini bile azaltıyor. Seks sonrasında vücut ‘mutluluk hormonuda denilen endorfin salgılıyor. Fiziksel açıdan egzersiz yapmak veya yüzmekten çok da
farklı olmayan cinsel ilişki, kendine saygı ve değerli hissetme gibi duyguları da ortaya çıkarıyor.

Sonuçlar, Teksas ve Wilkes Üniversitesi araştırmacılarının çalışmalarından. Biological Psychology, British Journal of Urilogy adlı yayınlarda yer alan çalışmalar da bu tezi destekliyor. Çalışmalara göre, iyi cinsel deneyim kişileri anksiyete ve depresyondan da uzaklaştırıyor. Orgazm sırasında üretilen oksitoksinin uyandırdığı olumlu psikolojik ve fiziksel etkiler arasında uykuya geçişte kolaylık da var.

Orgazm, doğal yatıştırıcı

Cinsel tıp uzmanı Dr. David Delvin “Pek çok insan seksi uykuyu kolaylaştırmak için kullanıyor. Uyarılma ve orgazm sırasında salgılanan oksitoksin doğal bir yatıştırıcı işlevine sahip” diyor.

Seksin kazandırdıklarından biri de stresle mücadeleyi kolaylaştırması. Uzman grupların çalışmaları, seks yapmış kişilerin toplum önünde konuşma, matematiksel hesaplar yapma gibi stres senaryolarına daha olumlu tepki verdiklerini gösteriyor. Haftada bir veya iki kez cinsel ilişkiye girmek bağışıklık sistemini güçlendirip soğuk algınlığı ve enfeksiyonlardan koruyor. Psikoseksüel terapist Paula Hall’a göre iyi hissetmek hastalıklarla savaşmaya yardımcı oluyor.

Kanser riskini de azaltıyor

Düzenli seks erkeklerde ileri yaşlarda prostat kanserini önlemekte de etkili. 20’li yaşlarında haftada en az beş kere cinsel ilişkiye giren erkeklerde ileride prostat ortaya çıkması riski üçte birdan az. Ayda birden az sıklıkta cinsel ilişkiye giren kadınlardaysa göğüs kanseri riski daha fazla.

Seks sırasında salgılanan endorfin doğal ağrı kesici olduğundan migren, sırt ağrısı, artrit ve adet sancılarında ağrıyı azaltıyor. Cinsel ilişki kalori yakmaya da yardımcı. Yarım saatlik bir seks performansı en az 85 kalori yakıyor. İyi bir cinsel hayatın getirdiği güçlü ilişkiler ömrün uzamasına yardımcı oluyor.

Göz kapağı düşüklüğüne çare

Göz kapağı düşüklüğüne çare!
Göz kapağı düşüklüğü olarak bilinen 'blefaroptozis' rahatsızlığı ameliyat ile ortadan kaldırılıyor.



font boyutu küçülsün büyüsün

02 Temmuz 2008 15:21
Medical Park Bursa Hastanesi bir hastaya daha umut ışığı oldu. 11 yıldır göz kapağı düşüklüğü (blefaroptozis) şikayeti bulunan Gülcan Müftüoğlu (43), 1 saat süren
başarılı bir ameliyatın ardından eski sağlığına yeniden kavuştu. Yıllardır gözündeki sıkıntının çözümü için çalmadık hastane kapısı bırakmayan Gülcan Müftüoğlu'nun imdadına Medical Park Hastanesi yetişti. Tıp dilinde blefaroptozis olarak adlandırılan göz kapağı düşüklüğü şikayetinden Gülcan Müftüoğlu, Dr. Bülent Kahraman'ın başarılı bir ameliyatı ile la kurtuldu. Müftüoğlu, "11 yıl boyunca pek çok hastaneye gittik, tetkikler yaptırdık, ancak bir türlü iyileşme sağlayamadık, umudumuz kesilmişken Medical Park Hastanesi bize yeniden umut oldu" diye konuştu.

Ameliyatı gerçekleştiren Medical Park Bursa Hastanesi Göz Kliniği Bölüm Direktörü Op. Dr. Bülent Kahraman ise operasyonun Bursa'da yalnız birkaç yerde yapılabileceğini ve son derece de riskli olduğunu söyledi. Dr. Kahraman, okiloplastik birimince gerçekleştirdikleri ameliyatın ardından estetik bakımdan son derece iyi bir netice alındığını belirtirken hastanın yüzde yüz sağlığına kavuştuğunu belirtti.

Korkutan 'diyet' efsanesi

Korkutan 'diyet' efsanesi
Beslenme konusunda söylenen yanlış kalıpları Bes. ve Diy. Uz. Aylin Yılmaz yıkıyor!



font boyutu küçülsün büyüsün

02 Temmuz 2008 15:27
Diyet kelimesi herkesi korkutuyor ve ne yazık ki dar bir kalıba sıkıştırılmış bir kelime olarak akılda kalmaya devam ediyor.
Beslenme konusunda doğru bildiğimiz yanlışları Beslenme ve Diyet Uzmanı Aylin Yılmaz'dan öğrenelim.

Diyet kelimesi herkesi korkutuyor ve ne yazık ki dar bir kalıba sıkıştırılmış bir kelime olarak akılda kalmaya devam ediyor. Özellikle de dengeli ve sağlıklı beslenip formlarını da korumak isteyenler, kendilerini sıkıştırılmış çerçeveler içindeki programlara mahkum ediyorlar.

Beslenme ve Diyet Uzmanı Aylin Yılmaz Akşam gazetesine yaptığı açıklamada, dengeli ve sağlıklı beslenmek isteyenlerin uygulayabilecekleri diyet beslenme programının insanların açlıktan ölmesi anlamına gelmediğine dikkat çekiyor. Diyetin daha çok sağlıklı yiyeceklerin bolca tüketildiği yeni bir yaşam tarzına geçme olayı olduğunu ifade eden Yılmaz, “Daha az değil, daha çok yemelisiniz” diyor.

Kalorileri saydığınız diyetler, sadece belli yiyecekleri tükettiğiniz diyetler, hatta yüksek proteinli ve karbonhidratsız diyetler birkaç hafta için ya da birkaç ay için kilo vermenizi sağlar. Ancak uzun dönemde bu gelip geçici moda diyetleri sürdüremezsiniz çünkü bir süre sonra verdiğiniz kiloları geri alırsınız ve vücudunuz için hiç iyi bir şey yapmamış olursunuz. Moda diyetler mutlaka size bir şeyleri yasaklar ve bu da genellikle vücudunuzun ihtiyaç duyduğu bir besini içermektedir. Oysa sağlıklı besinlerle aç kalmadan vücudu formda tutabilmek ve kilo vermek mümkün… Aylin Yılmaz'ın hayatınızın beslenme penceresini şöyle aralıyor:

Vücudumuzda ortalama 100 trilyon hücre vardır. Her bir hücre en iyi şekilde çalışabilmek için düzenli besine ihtiyaç duyar. Yiyecekler tüm hücreleri etkiler; ondan da öte varlığımızı, ruh halimizi, enerji düzeyimizi, düşünme kapasitemizi, uyku kapasitemizi, genel sağlığımızı etkiler.

SAĞLIKLI YİYECEKLER
Doğal, organik besinler, tam tahıllardan yapılmış ürünler, çavdar ekmeği, çiğ sebze ve meyveler, doğal olan paketlenmiş besinler, balık -bitkisel proteinler- bitkisel yağlar.

Etkileri:
Stres düzeyinizi düşürür.
Mutlu olmanızı sağlar.
Düşünme gücünüzü arttırır.
Kaliteli bir yaşam sağlar.
Kalbinizin daha sağlıklı çalışmasını sağlar.

SAĞLIKSIZ YİYECEKLER
Fazla pişmiş sebzeler, basit şekerli karbonhidrat karışımları - tatlılar, beyaz undan yapılmış gıdalar-, şeker, kızartılmış tüm ürünler, aşırı tuzlu -tatlı abur cuburlar, hormonlu besinler.

Etkileri:
Yaşlanmayı hızlandırır.
Konsantrasyonunuzu bozar.
Ruhsal çalkantılara neden olur.
Şişkinlik, gaz, kramp gibi sindirim sisteminde bozukluklara neden olur.
Bağışıklık sisteminizi zayıflatır.
Kilo almanıza neden olur.
Bazı hastalıklara zemin hazırlar (kalp damar hastalıkları, diyabet, obezite).

ÇİĞ VE CANLI YİYECEKLER
Çiğ meyveler-sebzeler-filizlendirilmiş bakliyat, tahıl ve tohumların hepsi besin enzimleri içerir. Vücudumuzu canlandırması, enerji vermesi ve metabolizmamızı dengelemesi için bol miktarda besin enzimine ihtiyacımız vardır.

Ayrıca vitamin ve mineral için de çiğ besinlere ihtiyacımız vardır. Vücutta kimi vitamin ve minerallerin eksikliği de kilo alımına neden olabiliyor. Özellikle de magnezyum, kalsiyum ve potasyum.

MİNERAL EKSİKLİĞİ
Magnezyum, şeker krizine neden olabilir.
Kalsiyum, metabolizmadaki enzimlerin hareketini engeller. Çok et tüketen bireylerde kalsiyum azalır. Potasyum, eksikliğine şişman kişilerde sık rastlanır. Çünkü bu kişiler genellikle çok kahve, şeker ve alkol veya aşırı tuz tüketebiliyorlar. Bazen de zayıflamak adına idrar söktürücü veya müshil kullanabiliyorlar.

Sağlıklı besinler;

ÇİĞ VE CANLI BESİNLER
KARBONHİDRATLAR
DOĞAL BESİNLER
YAĞLAR
PROTEİNLER
İŞLENMEMİŞ BESİNLER MİNERALLER ZENGİN BESİNLER

MAGNEZYUM: Yonca, badem, elma, avokado, tam pirinç, hurma, kereviz, balık, maydanoz.
KALSİYUM: Süt ve süt ürünleri, susam, tahin, ayçiçeği, karalahana, karnabahar, brokoli.
POTASYUM: Kayısı, muz, morina balığı, bezeyle, ıspanak, tam tahıllar, maydanoz, somon balığı, havuç.

DOĞAL BESİNLER
Doğal ve organik besinler yetiştirilme ve üretim sırasında kimyasal maddelerden uzak tutulmuş besinlerdir. Yediğimiz besinlerin, yetiştiği topraklarda kimyasal maddeler kullanıldıysa veya herhangi bir nedenle kimyasallarla işlendiyse yiyeceklerle bulaşan toksik kalıntılar vücuda zarar verebilir.

YAĞLAR
Yağ bakımından zengin olan doğal yiyecekler vardır; avokado, badem, zeytinyağı, ceviz, balık, fındık, çekirdek… Bunlar kilo vermeye yardımcı olan, kolesterolü düşüren, bağışıklık sistemini güçlendiren ve üreme organlarıyla saç, cilt ve kemik dokularını canlandıran, vücudumuzu nemlendiren sağlıklı yağlar içerirler. Bu yağlar vücudun yağı metabolize etmesine (emmesine) yardımcı olur. Özellikle; keten tohumu, avokado, kabak çekirdeği, ceviz, fındık, su yosunları esansiyel yağ asitlerinden çok zengindir.

PROTEİNLER
Bitkilerle alınan proteinler vücut tarafından kolaylıkla parçalanır. Bitkisel proteinlerden faydalanmalısınız. Özellikle kuru baklagillerden. Ayrıca tahıl, çavdar da olabilir. Bunun yanı sıra hayvansal proteinler de vücutta bulunmayan aminoasitler için çok önemlidir. Bazı günler kırmızı yağsız et tüketebilir çoğunlukla da balığa yönelebilirsiniz.

KARBONHİDRATLAR
Basit şeker (rafine şeker) eklenmemiş besinler; meyveler, tam tahıllardan yapılan ekmekler, çavdar ekmeği, tam tahıllar, pirinç, sebzeler. Bu sağlıklı karbonhidratların (kompleks karbonhidratlar) içerdiği doğal şeker, vücut tarafından kolaylıkla ve yavaş yavaş emildiğinden hem beyin fonksiyonlarınızı ve ruh halinizi dengelerler hem de yararlı enerjiye dönüşürler. Bu karbonhidratlar besleyici özelliklerini kaybetmemişlerdir.

HANGİSİ, NEYE FAYDALI?
TAM ARPA: Mide ve sindirim sistemi için önemlidir. Hazımsızlık problemlerine iyi gelir.
TAM PİRİNÇ: Özellikle sinir sitemi ve sindirim sistemine faydalıdır. Uzun pirinç yazın serin tutması için tüketilebilir.
YULAF: Esansiyel yağ içerir. Kilo verdiren yağlara sahiptir. B kompleks vitaminlerden zengindir. Sinir sistemi için yararlıdır ve kemikleri güçlendirir.
ÇAVDAR: Karaciğer için harika bir besindir. Baş ağrısı için çavdar suyu alternatif olarak kullanılabilir.
KARABUĞDAY: Gluten içermez, alerjik reaksiyonlara neden olmayan mineralden fazlasıyla zengin bir besindir. Yüzde 20 civarında protein içerir. Kan dolaşımını arttıran ve damarları güçlendiren bioflavanoid içerir. Varis problemlerine karşı yardımcı olabilir özellikle salatalara katılabilir.

BESİNLER VE FAYDALARI
MERCİMEK: Böbrekler ve böbrek üstü bezleri için önemli bir besindir.
BAKLA: Amino asitler bakımından zengindir. B grubu vitaminleri, kalsiyum ve demir kaynağıdır.
SOYA: Tam proteinleri sayesinde ete alternatif olan bir besindir. Hormonal dengeyi sağlayan fitoöstrojenlerle birlikte kansere karşı koruyucudur
BALIK: Yağlı balıklar esansiyel yağ asitleri bakımından zengindir. Hormonlara ve kan şekerini düzenlemede yardımcıdır. Özellikle kilo kontrolünde yardımcıdır.

Dondurma alırken dikkat

Dondurma alırken dikkat
Uzmanlar uyarıyor! Bilmediğiniz yerden açık dondurma almayın!



font boyutu küçülsün büyüsün

02 Temmuz 2008 15:29
Sağlık Bakanlığı, açıkta satılan dondurma ve buzlu içecekler alınırken dikkatli olunması, güvenilir olmayan yerlerden, sokak satıcılarından dondurma alınmaması istendi.

Sağlık Bakanlığı Temel Sağlık Hizmetleri Genel Müdürlüğünün açıklamasında, sıcak yaz günlerinin gelişiyle başta dondurma olmak üzere buzlu gıdaların tüketiminin de arttığına dikkat çekildi. Yeterli ve dengeli beslenme için her gün tüketilmesi gereken süt ve süt ürünleri grubunda yer alan dondurmanın; protein, karbonhidrat ve yağın
yanı sıra A, B, C, D, E vitaminleri, kalsiyum, fosfor, magnezyum, sodyum, potasyum, demir ve çinko gibi mineralleri içerdiği belirtilen açıklamada, ''Ancak sağlıklı bir dondurma ve buzlu gıda üretiminde kullanılan katkı maddelerinin, Tarım ve Köyişleri Bakanlığı tarafından izin verilen Türk Gıda Kodeksi'ne uygun katkı maddelerini
içermelidir'' denildi.

Açıklamada, dondurma ve buzlu gıda tüketilirken şu hususlara dikkat edilmesi istendi:

-Dikkat edilmesi gereken en önemli husus, sağlıklı ve hijyenik şartlarda hazırlanmış dondurmanın tüketilmesidir. Bunun için de dondurmanın pastörize sütten yapılması ve hijyenik koşullarda üretilmesi çok önemlidir.
-Süt, mikroorganizmaların üremesi için çok iyi bir ortamdır. Sağlıksız koşullarda üretilen dondurmada bakteriler kolaylıkla üreyebilir. Bu nedenle güvenilir olmayan yerlerden, sokak satıcılarından dondurma satın alınmamalıdır.
-Paketlenmiş dondurma ve buzlu gıdalarda ise paket üzerindeki etiket okunmalı, Tarım ve Köy İşleri Bakanlığı üretim/ithalat izninin olup olmadığına, son kullanma tarihine dikkat edilmeli, izinsiz ve/veya son kullanma tarihi geçmiş ürünler asla satın alınmamalıdır.

Diyet lifi kanseri önlüyor

Diyet lifi kanseri önlüyor!
Diyet lifi bir çok hastalığın oluşmasına izin vermiyor!



font boyutu küçülsün büyüsün

02 Temmuz 2008 15:32
Ege Üniversitesi İzmir Atatürk Sağlık Yüksekokulu tarafından düzenlenen “Uluslararası Gıda, Beslenme ve Kanser Sempozyumu”nda “Diyet lif ve Sağlık” konulu çalışma sunan Çukurova Üniversitesi Ziraat Fakültesi Gıda Mühendisliği Bölümü Araş. Gör. Emir Ayşe Özer, diyet lifinin bazı hastalıkların önlenmesinde önemli bir role sahip olduğunu söyledi.

Günümüz tüketicilerinin yüksek besleyici ve fizyolojik değeri olan doğal bileşenleri tercih ettiğini açıklayan Özer, “Diyet lifi çözünmez ve çözünür lif olmak üzere iki gruba ayrılmaktadır. Çözünmez diyet lifi sağlığa faydalı olarak dışkı hacmini arttırır ve bağırsaktan geçiş süresini kısaltır. Çözünmez diyet lifinin iyi kaynakları olarak kuru baklagiller, sebzeler, kabuklu kuru yemişler ve tam tahılları söyleyebiliriz. Çözünür diyet lifi serum kolesterol düzeyini düşürür mide boşalmasını yavaşlatır ve glikoz emilimini yavaşlatır. Yulaf, arpa, yulaf kepeği çözünür diyet lifinin iyi kaynaklarındandır” dedi. Özer, “Yüksek miktarda diyet lifi içeren diyetler özellikle kolon, rektum ve göğüs kanseri gibi çeşitli kanserlerin oluşumunu engellemektedir” dedi.

Kramp girince ne yapmalı ?

Kramp girince ne yapmalı ?
Sportif aktivitelerin arttığı bu dönemde bazı bölgelerde oluşan kramplara çözüm



font boyutu küçülsün büyüsün

02 Temmuz 2008 15:41
Vücutta kramp giren bölgeye, pek çok kişinin yaptığı germe veya iğne batırma gibi yöntemlerin bilimsel olmadığı vurgulandı.

Eyüp Devlet Hastanesi Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Dr. Mehmet Tokmak, Online Sağlık'a (www.onlinesaglik.com) yaptığı açıklamada, yaz aylarının başladığı bugünlerde pek çok kişinin, sportif aktivitelere daha fazla zaman ayırdığını belirtti. Genellikle spor yaparken ortaya çıkan krampın denizde yüzerken gerçekleşmesi halinde tehlikeli olduğunu vurgulayan Dr. Mehmet Tokmak, "Kasların kasılmasıyla meydana gelen kramp, kişinin kramp giren uzvunu hareket ettirememesine neden olur. Bu durum suda gerçekleşiyorsa, boğulmalarla sonuçlanan üzücü olaylar yaşanabilir" dedi.

Krampın, kasların içinde bulunan miyofibril olarak adlandırılan kulakçıkların, güç ortaya çıkarabilmek için içe geçmesinin ardından gevşeme hareketini yapamaması olduğunu ifade eden Tokmak, şunları kaydetti:

"Uyku dengesizliği, hava değişimi, stres, yorgunluk gibi faktörler, krampın ortaya çıkmasındaki en temel nedenlerdir. Kramp giren bölgeye, pek çok kişinin uyguladığı germe, kıl çekme, iğne batırma gibi yöntemler kesinlikle bilimsel değildir. Çünkü, bir dokuya batırılan iğne ya da o bölgeden kıl çekme, kilitlenen kasın iyice kasılmasına neden olur. Oysa yapılması gereken şey oldukça basittir. Eğer bükücü olarak nitelenen kaslara kramp girerse, onun tam tersindeki açıcı kaslara hafif bir mukavemet uygulanır.Böylece, kilitlenen kaslar birbirinden ayrılacaktır."

Dr. Tokmak, krampın en çok kaval kemiğinin arkasında bulunan kaslarda meydana geldiğini belirterek, "Örneğin yüzerken bu bölgeye kramp girdiğinde, paniğe kapılmadan, kramp girmeyen ayağın yardımıyla kramp giren ayak, bilekten aşağı yukarı doğru hareket ettirilmelidir. Bu hareket önce kaval kemiğinin önünde bulunan açıcı kasları, ardından kramp giren ayağın arkasında bulunan kasların gevşemesini sağlayacaktır" dedi.

Özellikle, ayak kaslarına kramp giren futbolculara, sorunun giderilmesi için ayağın gerilmesi ya da o bölgeye iğne batırılmasının ileri dönemde bazı sağlık sorunlarını da beraberinde getirdiği anlatan Tokmak, "Kramp sırasında germe uygulanan kasların kulakçıkları zarar görecektir. Bu durumda söz konusu kasın performansı düşer ve fonksiyon zayıflığı görülür" diye konuştu.

21 Mayıs 2008 Çarşamba

Sigara Yasağı

Sigara içmek uğruna işinizden olmayın!Sağlık Bakanlığı kafaları karıştıran sigara yasağı için bir soru-cevap listesi hazırladı.





21 Mayıs 2008 09:33
--------------------------------------------------------------------------------



Sağlık Bakanlığı, yayımladığı soru cevaplarla sigara yasağının uygulanacağı kapalı alan tanımına açıklık getirdi. Bakanlığın notunda stadyumlardan yataklı trenlere, çalışanlara getirilen yükümlülükten uygulanacak cezalara kadar birçok şey açıklanıyor



Sağlık Bakanlığı, tütün ve tütün ürünlerinin yataklı vagonlar da dahil, demir yolu toplu taşıma araçlarında tüketilemeyeceğini, eskiden tütün ürünlerinin tüketimi için oluşturulan her türlü alanın kapatılacağını, çalışanların da sigarayı ancak iş yerlerinin dışına çıkarak içebileceğini açıkladı.



Sağlık Bakanlığı, tütün ve tütün ürünlerinin kullanım alanını sınırlayan yasanın dün yürürlüğe girmesinin ardından akla takılan sorulara resmi internet sitesinde açıklık getirdi.4207 sayılı Kanun’un yasakçı değil korumacı bir yaklaşım ile hazırlandığı belirtilerek, bu konuda sıkça sorulan sorulara şu yanıtlar verildi:



1- Tütün ürünlerinin tüketilemeyeceği kapalı alanlar nerelerdir?
Tütün tüketiminin yasak olduğu kapalı alanlar kamu hizmet binaları, koridorları dahil olmak üzere her türlü eğitim, sağlık, üretim, ticaret, sosyal, kültürel, spor, eğlence ve benzeri amaçlı özel hukuk kişilerine ait olan ve birden çok kişinin girebileceği (ikamete mahsus konutlar hariç) binalar, taksi hizmeti verenler dahil olmak üzere kara yolu, demir yolu, deniz yolu ve hava yolu toplu taşıma araçları, okul öncesi eğitim kurumlarının (dershaneler, özel eğitim ve öğretim kurumları dahil olmak üzere ilk ve orta öğrenim kurumlarının kültür ve sosyal hizmet binalarının kapalı ve açık) alanları, özel hukuk kişilerine ait lokantalar ile kahvehane, kafeterya, birahane gibi eğlence hizmeti verilen işletmelerdir. 16 Mayıs 2008 tarihli 26878 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Başbakanlık genelgesinde kapalı alan; sabit veya seyyar bir tavanı veya çatısı (çadır, güneşlik dahil) olan, kapıları, pencereleri ve giriş yolları dışında bütün yan yüzeyleri geçici veya kalıcı olarak tamamen kapatılmış alanlar ile aynı şekilde tavanı veya çatısı olup yan yüzeylerinin yarısından fazlası kapalı bulunan yerler olarak tanımlanmaktadır.



2- Yasa öncelikle hangi alanlarda uygulanacak?
Özel hukuk kişilerine ait lokantalar ile kahvehane, kafeterya, birahane gibi eğlence hizmeti verilen işletmeler dışında kalan alanlarda tütün ürünlerinin tüketilmemesi uygulamasına 19 Mayıs 2008’de geçilecek. Bu işletmelerde ise uygulama 19 Temmuz 2009’da başlayacak.



3- Eskiden kapalı alanlarda oluşturulan sigara odaları ne olacak?
Eskiden tütün ürünlerinin tüketimine tahsis edilmek üzere oluşturulan her türlü alan, 19 Mayıs 2008 itibarıyla kapatılmış olacak.



4- Tren gibi toplu taşıma araçlarında sigara içilmesi mümkün mü? Yataklı vagon yolcuları kendi odalarında sigara içebilecekler mi?
Hayır. Kanun gereği demir yolu toplu taşıma araçlarında da tütün ve tütün ürünleri tüketilemeyecek.



5 - Otellerde sigara içilen odalar olacak mı?
Evet olabilecek. Bu kanuna göre, otelcilik hizmeti verilen işletmelerde, tütün ürünleri tüketen müşterilerin konaklamasına tahsis edilmiş odalar oluşturulabilir. Ancak bu odalarda standartlara uygun havalandırma tertibatı bulunacak ve tahsis edilen bu odaların mümkün olduğunca aynı kat, koridor gibi müstakil ve tecrit edilebilir ayrı bölümlerde yer alması sağlanacak.



6- Stadyumlarda özel alanlarda sigara içilebilecek mi?
Evet. Bu kanuna göre açık havada yapılan her türlü spor, kültür, sanat ve eğlence faaliyetlerinin yapıldığı yerler ile bunların seyir yerlerinde tütün ürünleri kullanılmayacak. Bu tesislerde tütün ürünlerinin tüketilmesine mahsus alanlar oluşturulması halinde ise bu alanlar toplam seyir alanının yüzde 50’sini geçmeyecek ve ortamda bulunan diğer kişilerin etkilenmesini önleyecek şekilde düzenlenecek.



7- Stadyumlarda, özel ofis ve alanlar satın alınabiliyor. Buralarda sigara tüketilebilecek mi?
Hayır. Bu alanlarda tütün ve ürünleri tüketilemeyecek, stadyumlarda sadece tütün tüketimine mahsus alanlarda bu mümkün olabilecek.



8- Spor hizmetinin verildiği yerlerden kasıt sadece stadyumlar mı?
Kanunda, spor hizmetinin verildiği yerler stadyumlarla sınırlı tutulmamaktadır. Bu alanlar açık ve kapalı tüm spor alanlarını kapsamaktadır.



9 - Kültür festivallerinin yapıldığı ortamlarda, sinema salonlarında tütün ürünleri satışı yapılamayacak mı?
Hayır satılamayacak. 4207 sayılı Kanun’a göre sağlık, eğitim ve öğretim, kültür ve spor hizmeti verilen yerlerde tütün ürünlerinin satışı yapılamaz.



10 -Çalışanlar, iş yerlerinin balkonlarında ya da yangın merdivenlerinde sigara içebilecekler mi?
Hayır. Çalışma ortamlarının yangın merdivenlerinde, balkonlarında, merdiven boşluklarında ya da 2 binayı birbirine bağlayan koridorlarında sigara ve tütün ürünleri kullanılamayacak.



11- Çalışanlar artık tütün ürünlerini çalıştıkları binaların dışına çıkarak mı kullanacaklar?
Toplum sağlığımız için evet.



12 - Sigara içmek, işveren tarafından iş gücü kaybı olarak görülecek, değerlendirilebilecek mi? Bu değerlendirme konusunda işveren haklı görülecek mi?
Çalışan, sigara içmek için sürekli işinden uzaklaştığı takdirde, işveren bu durumu iş gücü kaybı olarak görebilecek. Bu durumda sigara içen çalışanların zorunlu aralar diye adlandırılan çay molaları ve yemek saatini sigara içmek için kullanması uygun olabilecek.



13 -Her kurumun sigara yasağı uygulamasını başlatmadan önce personeline bir geçiş süresi tanıması gerekmiyor mu?
Aslında tütün ve ürünlerinin nerelerde tüketilmemesi gerektiğine ilişkin düzenlemeler yeni düzenlemeler değil. 26 Kasım 1996 tarihinde Resmi Gazete’de yayımlanan 4207 sayılı Kanun’da ’Sağlık, eğitim-öğretim ve kültür hizmeti veren yerler ile spor salonlarında ve toplu taşımacılık yapılan her türlü nakil vasıtaları ve bunların bekleme salonlarında, kamu hizmeti yapan kurum ve kuruluşlardan 5 veya 5’ten fazla kişinin görev yaptığı kapalı mekanlarda tütün ve tütün mamullerinin içilmesi yasaklanmıştır. Bu gibi mahallerde tütün ve tütün mamullerinin içilebilmesi için ayrı yerler tahsis edilir. Tahsis edilen yerlerden sigara içilmeyen mahallere duman gidişini engelleyecek havalandırma, tecrit etme gibi tedbirler alınır’ denilmektedir.Kanun’un ilk durumu, daha 12 yıl öncesinde bir hazırlık sürecini başlatmıştır. Yeni düzenlemeler dumansız alanları genişletmiştir.



14 - Sigarayı bırakmak isteyenlere yönelik bir geçiş süreci olacak mı?
Sigarayı bırakmak isteyenler için sağlık kurumlarımız tarafından gerekli destek ve danışmanlık sağlanacak. Ancak daha önce belirtildiği üzere kapalı alanlarda tütün tüketiminin önlenmesi yeni bir düzenleme değildir.



15 - Yasada iş yerleri veya büyük kurumların, çalışanlarına sigara bırakma desteği vermelerine yönelik uygulamalar da olacak mı?
4207 sayılı Kanun’un amacı gereği, tütün ürünleri alışkanlığının bırakılmasını özendirici her türlü etkinlik, program, Sağlık Bakanlığı tarafından yürütülecek ve desteklenecek.



16 - Sigarayı bırakamadığı için, bir personel işinden çıkarılabilecek mi? İşveren, bir elemanını sigarayı bırakamadığı için tazminatsız işten çıkarma hakkına sahip olabilecek mi?
Kanun, kişileri ve gelecek nesilleri tütün ürünlerinin zararlarından, bunların alışkanlıklarını özendirici reklam, tanıtım ve teşvik kampanyalarından koruyucu tedbirleri almak ve herkesin temiz hava solumasını sağlamak yönünde düzenlemeler yapmak amacıyla hazırlanmıştır. Dolayısıyla böyle bir uygulama olacağı düşünülmemekle birlikte, olduğu takdirde Anayasa, İnsan Hakları ve İş Mevzuatı çerçevesinde değerlendirilecek.



17- İş yeri dışındaki izmaritler için çöp kutusu koyma sorumluluğu kime ait? Çalışan, izmariti çöp kutusu olmadığında yere atarsa kim suçlu olacak?
İş yerlerinin dışına gerekli çöp kutusu koyma, iş yerinin müstakil alanı ise iş yeri sorumluluğunda, değilse bağlı bulunduğu belediyeye ait. Kanun gereği, tütün ürünleri ile ilgili izmarit, paket, ağızlık, kağıt ve benzeri atıkları çevreye attığı takdirde, kişiye Kabahatler Kanunu’nun 41. maddesi gereğince 2008 yılı için 23 YTL idari para cezası uygulanacak.



18 - Sigara bırakmak isteyenler, elektronik sigara kullanabilecekler mi?
Hayır. Bağımlılık yapma riskinin fazla ve sigarayı bıraktırıcı çalışmaları engelleyici olması nedeniyle Sağlık Bakanlığı tarafından yasaklanmasına karar verilmiştir.



19- Her şeye rağmen sigarayı bırakamamış kişiler ne yapacak?
Sigarayı bırakma konusunda başarılı olamamış vatandaşlarımız, Kanun’la kapalı alanlarında sigara içilmesi yasaklanan mekanlar dışında sigara içebilecekler. Kanun’un amacı sigara içenleri sıkıntıya sokmak değil, içmeyenleri sigaranın zararlı etkilerinden korumaktır.



20 - Avrupa ve Amerika’daki gibi, sigara içen hastaların tedavi önceliklerinin olmaması Türkiye’ye de getirilecek mi?
Hayır. Böyle bir yaklaşım söz konusu değil. Önceliğimiz koruyucu önlemleri alarak vatandaşlarımızı sigaranın neden olduğu hastalıklardan korumaktır.



21- Yasanın hoşgörü gösterdiği özel koşullar olarak ele aldığı cezaevleri, yaşlı bakım evleri ile ruh ve sinir hastalıkları hastanelerinde sigara tüketimi konusunda hiçbir sınırlama yok mu? Bu yerlerde de özel alanlar oluşturulması gerekmiyor mu?
Yaşlı bakım evlerinde, ruh ve sinir hastalarının yatarak tedavi gördüğü birimlerde ve ceza infaz kurumlarının kapalı alanlarında da tütün ürünleri tüketilemeyecek. Ancak, buralarda gerekli tedbirler alınmak kaydıyla tütün ürünleri tüketimine mahsus alanlar oluşturulabilecek. Bu alanlara 18 yaşını doldurmamış kişiler giremeyecek.



22 - Tütün ürünlerinin satışı neden yasaklanmıyor?
Tütün ürünlerini kullanıp kullanmamak kişilerin özgür tercihleridir. 4207 sayılı Kanun’un amacı; kişileri ve gelecek nesilleri tütün ürünlerinin zararlarından, bunların alışkanlıklarını özendirici reklam, tanıtım ve teşvik kampanyalarından koruyucu tertip ve tedbirleri almak ve herkesin temiz hava soluyabilmesinin sağlanması yönünde düzenlemeler yapmaktır.



23 - Restoran, kafe, bar gibi kamuya açık yerlerde yasa ne zaman uygulamaya girecek?
Yasa; restoran, kafe, bar gibi mekanlarda da tütün ürünleri tüketimini tamamen yasaklıyor. Ancak buralarda uygulama 19 Temmuz 2009’da başlayacak.



24 - Sadece sigara içenlere hizmet verecek bar, restoran, kafe gibi yerler açılabilir mi?
Bu tarz mekanlar açılması kanunun amacından son derece uzaktır.



25 -Sadece sigara içenlere hizmet verecek kara-deniz-hava ulaşım hizmetleri başlatılabilir mi?
Kanun gereği bu mümkün değil.



26 -Sigara yasağına uymayanlardan elde edilen ceza gelirleri nereye yönlenecek?
Bu Kanun çerçevesinde uygulanan ceza gelirleri Maliye Bakanlığına, dolayısıyla Hazineye yönlendirilecek.



27 - Restoran, kafe, bar işletenlere yasağı tekrarlamaları halinde işletmeyi mühürleme ya da daha yüksek para cezası gibi uygulayacağınız farklı ceza sistemleri var mı?
Kanun’a aykırı hareket eden işletme sorumluları hakkında 500 YTL den 5 bin YTL’ye kadar idari para cezası uygulanır. Farklı bir cezai uygulama yok.



28 - Sigara yasaklarına uymamanın cezası yalnız para mı olacak?
Kanun gereği uygulanabilecek cezalar yalnız para cezalarından ibaret değil. Cezanın mahiyetine göre farklı cezalar belirlenmiştir. Örneğin bu kanunla kendilerine yüklenen görevleri yerine getirmeyen kamu görevlileri hakkında tabi oldukları mevzuatta yer alan disiplin hükümleri uygulanacak olup, 18 yaşını doldurmamış kişilere tütün ürünleri satanlara da Türk Ceza Kanunu’na göre 6 aydan 1 yıla kadar hapis cezası verilecek.



29 - Cezaları kimler kesebilecek?
Kanuna göre yetkili kılınan kamu görevlileri, kolluk kuvvetleri, belediye zabıtaları, TAPDK, RTÜK, belediye encümeni, mahalli mülki amir ceza verebilir.



30 - Yasa, hangi kurumların sorumluluğunda olacak ve hangi kurumlarla iş birliği içinde yürütülecek?
Yasa, başta Sağlık Bakanlığı, TAPDK, İçişleri Bakanlığı, Maliye Bakanlığı olmak üzere her kurum ve kuruluşa, sektöre sorumluluklar yüklemekle birlikte, temel insan haklarından olan temiz hava soluma hakkından yola çıkarak hazırlanmış bu Kanun’un en büyük destekçisi ve sorumlusu sağlıklı bir ortamda çalışma ve yaşama hakkına sahip vatandaşlarımız olacaktır.



31 - Sigara yasaklarının uygulanması esnasında vatandaşlar ve işletmeler hangi kurumlar ile muhatap olacaklar, karşılarında hangi kurumları görecekler?
Vatandaşlar yetkili kamu görevlisi, belediye zabıta görevlileri, polis ve jandarma ile cezalar konusunda, işletmeler ise işletme izni veren kurum, belediye encümeni ve mahalli mülki amir ile muhatap olacak.

Sigara anketinden ne sonuç çıktı

Sigara anketinden ne sonuç çıktı?Kapalı alandaki sigara yasğına vatandaş ne diyor. İşte anketin ilginç sonuçları..

Kapalı alandaki sigara yasğına vatandaş ne diyor. İşte anketin ilginç sonuçları.. 21 Mayıs 2008 10:24


21 Mayıs 2008 10:24
--------------------------------------------------------------------------------

Sağlık Bakanlığı’nın anketine göre Türk Halkı işyeri ve kamuya açık alanlar ile alışveriş merkezi gibi kapalı alanlarda, “sigara içilmemesini” değerlendirdi.

Sağlık Bakanlığı’nın anketine göre Türk Halkı’nın yüzde 85’i işyeri ve kamuya açık alanlar ile alışveriş merkezi gibi kapalı alanlarda, “sigara içilmemesini” destekliyor. Türk halkının yüzde 91’i ise pasif olarak sigara dumanına maruz kalmanın insan sağlığı açısından ciddi tehlike oluşturduğunu biliyor.

Sağlık Bakanlığı’nın 14 Şubat – 1 Mart tarihleri arasında, 16 kentte, 15 yaş ve üzeri bin 331 kişiyle yaptığı ankete göre, Türk Halkı’nın yüzde 85’i işyeri ve kamuya açık alanlar ile alışveriş merkezi gibi kapalı alanlarda, “sigara içilmemesini” destekliyor. Yüzde 75’i ise bu uygulamaya "kuvvetle" destek verdiğini belirtiyor. Öte yandan, Türk halkının yüzde 91’i pasif olarak sigara dumanına maruz kalmanın insan sağlığı açısından ciddi tehlike oluşturduğunu biliyor. Sigara kullananların dahi yüzde 63’ü sigara yasağını destekliyor.

SİGARA YASAĞINA DESTEK

Ankete göre, Türkiye’de her on kişiden 8’i tütün ürünlerinin zararlarının önlenmesine ilişkin mevzuattan haberdar olduğunu belirtirken, yüzde 38’i yeni yasa hakkında çok şey duyduğunu veya okuduğunu, yüzde 48’i ise duyduğu veya okuduğu bazı bilgiler olduğunu söylüyor. Genel itibarıyla, Türk halkı tüm işyerlerinde ve kamuya açık yerlerde sigara ve tütün ürünlerinin içilmemesini destekliyor. Yasa tüm bölgelerde ve tüm nüfus grupları çapında kuvvetli destek görüyor. Sigara içenlerin bile yüzde 63 oranında çoğunluğu genel itibarıyla yasayı destekliyor. Türk halkının yalnızca yüzde 14’ü sigara ve tütün mevzuatına karşı olduğunu belirtiyor. Türk halkının yüzde 90’ı, yasanın bürolar ve iç mekanda yer alan diğer işyerleri dahil olmak üzere geniş bir yelpazeye dağılan metro, havaalanları, mağazalar gibi iç mekanda yer alan kamuya açık yerlerde, yüzde 75’i restoranlarda, yüzde 63’ü de barlarda sigara içilmesini yasaklayan hükümlerini de destekliyor.

TÜRK HALKI SİGARA DUMANINI BİR RİSK OLARAK GÖRÜYOR

Yine ankete göre, Türk Halkı sigara dumanına pasif olarak maruz kalmayı sağlık açısından bir risk olarak algılıyor. On kişiden dokuzu, pasif olarak sigara dumanına maruz kalmanın sağlık açısından çok ciddi veya oldukça ciddi bir risk olduğunu düşünüyor. Öte yandan Türk Halkı, aynı zamanda tüm çalışanların pasif olarak sigara dumanına maruz kalmaktan korunması gerektiğine inanıyor. Her 10 kişiden 9’u, her çalışanın –nerede çalışıyor olursa olsun- pasif olarak sigara dumanına maruz kalmaktan korunma hakkına sahip olduğuna inanıyor. Vatandaşlar aynı zamanda kamunun, devletin "Tütün Ürünlerinin Zararlarının Önlenmesi Yasası"na uygun hareket ettiğini düşünürken; yüzde 89’u ise “devletin her çalışanı pasif olarak sigara dumanına maruz kalmaktan korumak üzere tüm yetkisini kullanması gerektiğini” , yüzde 63’ü de “yasanın bazı vatandaşların haklarını kısıtlamak bakımından çok ileri gitmemesi gerektiğini” belirtiyor.

TÜRK HALKI SİGARA İÇİLMEYEN BAR VE RESTORANLARDAN HOŞNUT OLACAK

Anket sonuçları Türk Halkı’nın sigara içilmeyen bar ve restoranlardan hoşnut kalacağını gösteriyor. Ankete katılanların yüzde 81’i, sigara içenlerin de yüzde 65’i dahil olmak üzere, tütün dumanı solumadan restoran ve barların keyfini çıkarmanın hoş olacağını düşündüklerini söylüyorlar.

Vitaminlere dikkat

Vitaminlere dikkat!Vitaminlerin tek başına işe yaramadığını biliyor muydunuz?





21 Mayıs 2008 13:04
--------------------------------------------------------------------------------

Sağlıklı yaşamın destekçisi vitaminlerin çoğu, tek başına kullanıldığında işe yaramıyor. Ya birlikte ya da minerallerle kullanılması gerekiyor.

Sorunu multivitaminler çözüyor. Peki, multivitaminler ne işe yarıyor? Ne zaman kullanmanız gerekiyor? Uzmanlar yanıtladı.

Multivitaminler neden gerekli?

“Ben düzenli besleniyorum” diyor olabilirsiniz. Ama unutmayın, düzenli beslenmek sağlıklı kalmaya yetmiyor. Yetiştirme koşulları, kullanılan gübreler nedeniyle çoğu sebze ve meyvede yeterince vitamin ve mineral bulunmuyor. Pişirme ve dondurma teknikleri de vitaminlerin kaybolmasına neden oluyor. Rafine besinler ve şekerli gıdalar, vücudun vitamin ihtiyacını artırıyor. Ayrıca stres, besinlerden alınan vitaminlerin çok hızlı tüketilmesine neden oluyor. Bu nedenle uzmanlar, sağlık problemi olmayanların da vitamin ve mineral desteği almasını tavsiye ediyor.

Multivitamin almanın saati var mı?

Vitamin ve mineralleri sabah saatlerinde alın. Yağda çözünen vitaminlerin etkili olması için yemeklerden sonra, suda çözünen vitaminlerin etkili olması içinse bolca suyla içmek gerekiyor.

Spor yaparken ne kullanılmalı?

Vücut, spor yaparken vitamin ve mineralleri hızla tüketiyor. Bu nedenle yüksek potansiyelli bir multivitamin kullanmanız gerekiyor. B kompleks açısından zengin multivitaminlerin yanı sıra koenzim Q-10 ve L-karnitin kullanabilirsiniz. Kaslardaki sertleşmeyi önlemek için de magnezyum takviyeleri tavsiye ediliyor.

Multivitaminlere ihtiyacınız var mı?

Organik gıda almıyor musunuz?
Çok fazla rafine gıda tüketiyor musunuz?
Sigara ya da alkol kullanıyor musunuz?
İşiniz stresli ve yüksek tempolu mu?
Spor yapmıyor musunuz?
Ailenizde ya da sizde kalp ve şeker hastalığı var mı?
Çok sık hastalanır mısınız?
Düzenli kolesterol ya da doğum kontrol hapı kullanıyor musunuz?
Yaşınız 50’yi geçti mi?
Yakın zamanda çocuk doğurmayı düşünüyor musunuz?
Hamile misiniz ya da çocuk emziriyor musunuz?
Vejetaryen misiniz?
Rejim yapıyor musunuz?
Hazımsızlık problemi yaşıyor musunuz?
Sorulardan birine 'Evet’ yanıtı veriyorsanız, doktorunuza danışarak size uygun multivitamini kullanın.

Doktora danışmadan almayın!

Pek çok hastalığı önleyen, sağlıklı yaşamın destekçisi vitaminleri nasıl kullanacağız? Dr. Muzaffer Kuşhan, “Vitamin gereksinimi mutlak şekilde doktor tarafından düzenlenmeli. Bir kişinin vitamine ihtiyacı olup olmadığı tahlil neticesinde ortaya çıkar. Ölçümde vücudumuzdaki vitaminlerin miktarları anlaşılır. Bunun sonucunda eksiklik varsa, dışarıdan takviye yapılabilir” diyor. “Kimin vitamin desteğine ihtiyacı vardır?” sorusunu ise Kuşhan şöyle yanıtlıyor: “Yeterli beslenmeyenlere, büyüme çağındaki çocuklara, hamilelikte, menopoz dönemlerinde ve yaşlılarda vitamin takviyesi yapılabilir.”

Diyetisyen Dilara Koçak’ın 'sağlıklı beslenme’ reçetesine göre her gün en az beş porsiyon sebze ve meyve tüketmemiz, haftada iki-üç gün balık, iki gün kırmızı et, iki-üç gün de tavuk ya da hindi yememiz gerekiyor. Koçak, “Stres altında yoğun çalışan, çok sık seyahat eden ve tüm besin gruplarını dengeli tüketmeyen bireyler, vitamin ve mineral destekleri alabilir. Ama bunlar kesinlikle doktor ve beslenme uzmanı tavsiyesine göre kullanılmalı” diyor.

Düzenli kullanım önemli mi?

Vitaminleri düzenli kullandığınızda sonuç veriyor ve pozitif etkilerini üç veya dört haftada gösteriyor. Doktorunuzun tavsiye ettiği dozlarda bir ile iki aylık bir süreç sonunda yine istediğiniz etkiyi göremiyorsanız, bu durumda kullandığınız vitamini bırakmak ya da değiştirmek daha doğru olur.

Milliyet