4 Aralık 2007 Salı

Kızartmada kanser riski


Yiyeceklerde pişirilme sırasında artan "akrilamid" adlı maddenin kadınlarda rahim ve yumurtalık kanseri riskini ikiye katladığı belirtildi. Hollanda'nın Maastricht Üniversitesi tarafından 120 bin kişi üzerinde yapılan araştırmada günde 40 mg. ve daha fazla akrilamid maddesi alan kadınların bu iki tip kansere yakalanma riskinin arttığı ortaya çıktı. Göğüs kanseri ile bu madde arasında ise bağlantı bulunamadı. Akrilamid'in nasıl ve niçin ortaya çıktığı tam olarak bilinmiyor. Ancak pişirme işlemi sırasında (kızartma, ızgara hatta fırın) kimyasal maddenin arttığı biliniyor. Çiğ ve haşlanmış gıdalarda bu madde çok az bulunuyor. İlk kez beş yıl önce bu maddenin kanserojen olabileceğine dair uyarı yapıldı. Ancak ilk kez bu kadar detaylı bir araştırmaya konu oluyor. Ve ilk kez yarattığı tehdit bu kadar net bir şekilde ortaya konuluyor. Araştırmada sağlık nedeniyle hiç pişirilmemiş yemekler yenmesi kesinlikle tavsiye edilmiyor. Ancak yemeklerin üst üste pişirilmemesi, yanıncaya kadar kızartılmaması öneriliyor. Ayrıca evde yapılan pişirme işlemlerinde restoran ve hazır yiyecek fabrikalarındaki pişirme işlemlerine oranla daha az akrilamid maddesi oluştuğu kaydediliyor. AB, tüketicilere tostlardan bile uzak durmaları uyarısında bulunuyor.

Erkekliği vuran ilaçlar


Birçok ilaç, çeşitli mekanizmalarla erektil fonksiyonu etkilemektedir. Hipnotikler ve majör trankilizanlar; plazma prolaktini artırarak ve libidoyu azaltarak erektil disfonksiyona neden olmaktadır.

Tiyazid diüretiklerin erektil disfonksiyona yol açma olasılığı, plaseboya göre 6 kat daha fazladır. Alfa metil dopa ve klonidin gibi santral etkili antihipertasifler, santral reseptörleri üzerinden erektil disfonksiyonu olumsuz yönde etkiler.

Propranonal ve diğer bloker kullanan erkeklerin yüzde 10-15'inde erektil disfonksiyon görülmektedir. Anjiotensin konverting enzim inhibitörlerinin erektil fonksiyonları etkilemediği; alfa blokerlerin ise sempatik tonosu azaltarak erektil fonksiyon üzerine olumlu etki edeceği düşünülmektedir.

Söz konusu ilaçlar şunlardır:

Psikotrop ilaçlar: Fenotiazinler, butirofenonlar, benzodiazepinler, lityum Anti-depresanlar: Trisiklik anti-depresanlar, monoaminooksidaz inhibitörleri Anti-hipertansifler: Diüretikler, adrenoreseptör blokerleri, santral etkili ilaçlar, ganglion blokerleri Endokrin ilaçlar: Steroid anti-adrojenler, LH-RH agositleri, östrojenler Anti-kolinerjikler: Atropin, propantelin Keyif verici maddeler: Alkol, marjiuana, amfetamin, barbituratlar Diğerleri: Simetidin, digoksin, metoklopramide, fenition, karbamazepin

Hastalar sorgulanmalıdır

Testosteron; seksüel ilgiyi oluşturmasının yanında, seksüel hareketlerin ve gece sertleşmelerinin sıklığını da artırır. Serum testosteronu azaltan veya etkisini bloke eden ilaçlar erektil disfonksiyona neden olabilmektedir. Bunlar arasında; östrojenler, spironolakton, digoksin, LH-RH agonistleri ve anti-androjenler sayılabilir. Sonuç olarak, erektil disfonksiyon birçok sistemik hastalığın seyri sırasında ortaya çıkabileceği gibi, bazı hastalıkların medikal tedavisi esnasında da izlenebilmektedir. Bu nedenle, bu tür tedavi yöntemleri uygulanırken, hastaların erektil durumları sorgulanmalı, tedaviden beklentileri değerlendirilmeli ve olası sonuçlar hakkında bilgi verilmelidir.

Kilo almamak için bunları yiyin


Kilo almamak için bunları yeyin!Kilo almak istemiyorsanız sizi tok tutacak bu besinlere dikkat edin.



04 Aralık 2007 10:47
--------------------------------------------------------------------------------


Bu yiyeceklerle hem aç kalmadan kilo veriyor, hem de kendinizi sürekli tok hissediyorsunuz.



1. Karnabaharı ve brokoliyi hafifçe haşlayıp yoğurtla tatlandırın. Bu karışım lif açısından zengin olduğundan sizi uzun süre tok tutar.



2. Salatalığı iyice yıkayın ve kabuklarıyla birlikte ince dilimler halinde kesip üzerine bol bol dereotu serpin. Bu sebzenin kalorisi yok denilecek kadar az ve oldukça tok tutucudur.



3. Tatlı olarak 250 gr. mor eriği biraz tarçınla haşlayın. Bu meyve früktoz açısından oldukça zengin olmakla birlikte tatlı ihtiyacınızı da karşılayacaktır.



4. Albümin iştahı kapatır. Bir porsiyon yeşil fasulyeyi 20 dakika suda haşlayıp sirke, karabiber ve biraz tuzla tatlandırın. İsterseniz yağsız krema da katabilirsiniz.



5. 200 gr. ananası incecik doğrayın ve süzgeçten geçirin. İçine 100 gr. kefir ve taze nane ekleyin. Ananasın içindeki enzimler, protein sindirimini hızlandırdığından oldukça doyurucudur. Ayrıca selülit oluşumunu da engeller.



6. Kendinize yeşil salata, uskumru veya ton balığı, kivi ve portakaldan oluşan bir ziyafet hazırlayın. Balığın içeriğindeki İyot, tiroit bezinin İşlevlerini hızlandırdığından açlık hissi giderilir.



7. Öğünler arasında acıktığınızda kuru erik yiyin. Kuru erik kan şekerinin düşmesini engeller. Ancak fazla abartmayın. Çünkü bir kuru erikte 8 kalori var.



8. Haftada iki yumurta yiyin. Çünkü yumurtada bol miktarda triptofan var. Bu da neşenizin yerine gelmesini sağlar.



9. Enerjisiz kalmak için 1 demet maydanozu blenderden geçirip sebze suyla karıştırın. Bir-iki damla acı biber sosu ekleyin ve bunu bir güzel için. Bu içeceğin içindeki C vitamini ve bitkisel maddeler yağ yıkımını kolaylaştırır.



10. Kırmızı elmayı ince dilimler halinde kesip 1 çay kaşığı kıyılmış ceviz ve yarım çay kaşığı yonca balıyla karıştırın. Bu karışımın içeriğindeki değerli lifler hem doyurucu hem de bağırsakları çalıştırıcı etki gösterir.



11. Yağsız kaşarı ince ince dilimleyin ve siyah zeytin ile süsleyin. Üzerine 1 yemek kaşığı sirke dökün. Bu, birkaç saat için açlığınızı giderecektir.



12. Karaciğerlerinizi çalıştırmak için 10 adet enginar kökünü, içine 1 doğranmış soğan, karabiber tanesi ve yarım limon katılmış suda haşlayın. Daha sonra 1 çay kaşığı bal, iki sap kekik ve biraz limon suyunu kaynatın. Enginar köklerini süzün ve hazırlamış olduğunuz karışımın İçinde biraz pişirip çıkarın.

Bal öksürüğe iyi geliyor !


ABD'de yapılan bir araştırma, çocuklara yatmadan önce verilecek bir tatlı kaşığı balın öksürüğü hafifletebileceğini ortaya koydu.

Araştırmayı yapan Pennsylvania Üniversitesi Tıp Fakültesi doktorlarından Ian Paul ve arkadaşları, balın, öksürük ilacı verilmesi ya da hiç tedavi yoluna gidilmemesiyle karşılaştırılınca, en iyi seçenek olduğunu belirtti. Araştırmacılar, balın, tahriş olmuş boğazı kaplayarak yumuşatabileceğini kaydetti.

"Archives of Pediatrics and Adolescent Medicine" dergisinin bu ayki sayısında yayımlanacak araştırmayla ilgili doktor Paul, birçok ailenin bu buluşlarına güveneceklerini ve "Annelerimiz haklıymış" diyeceklerini söyledi.

Doktorlar, araştırma sırasında aileleri aracılığıyla, üst solunum yolu enfeksiyonu bulunan 105 çocuğun bir bölümüne yaşlarına uygun dozda bal tadı verilmiş öksürük şurubu, diğerlerine yalnızca bal verdi. Çalışmanın sonunda, bal verilen çocukların daha iyi uyuduğu ve öksürüklerinin azaldığı aileleri tarafından bildirildi.

Bununla birlikte doktorlar, bir yaşın altındaki çocuklara, botulizm (ender rastlanan besin zehirlemesi) riski oluşturabileceği gerekçesiyle kesinlikle bal verilmemesi uyarısında bulunuyor.

Sağlıklı zayıflamak için...


Başarılı kilo kontrolünde ise bu iki temel bileşenin alışkanlık haline getirilmesi gerekir.

Zayıflama esnasında kimi destek uygulamaları kişilere yarar sağlayabilir. Bu konuda birçok destek uygulama olsa da, aslında sadece 1–2 tanesi etkili olmaktadır. Bunun dışında birçok yöntem hakkında yapılan bilimsel çalışmalar yetersiz olduğu için bu yöntemlerin olası etkileri de, yan etkileri de tam olarak bilinmemektedir. Zayıflama destek uygulamaları konusunda 2 yöntemin bilimsel geçerliliği kanıtlanmıştır. Bunlardan ilki LPG uygulamaları diğerleri ise lenf drenaj uygulamasıdır.

Yurtdışında “selülitlerin Rolls Royce’u” olarak bilinen LPG, Amerika Besin ve İlaç Örgütü (FDA) tarafından etkisi kabul edilmiş ve uygulanmasında hiçbir sakınca olmayan bir cihazdır. Acı vermeyen bir vakumlama sistemi olarak tanımlanabilir. 1970’li yıllarda yanıklar ve lekeler için uygulanan LPG yönteminin zamanla farklı etkilerinin ortaya çıkması ile uygulama alanları oldukça genişledi. Fibroz, lekelenme, yatak yarası, dolaşım bozuklukları, denge sorunları, sırt ağrıları ve boyun ağrıları gibi sağlık sorunlarında yararlı olmasının yanı sıra, sporcuların yaralanmalarında ve sportif faaliyetlerden sonra toparlanma aşamalarında da son derece etkilidir. Zayıflama destek uygulamaları arasında ise en etkili ve güvenilir olanıdır. Selülit tedavisinde etkisi kanıtlanmış bir yöntem olan LPG’nin doğum sonrası problemleri üzerinde de olumlu etkileri olduğu bilimsel çalışmalar ile kanıtlanmıştır.

Kas hücrelerinin bloke olması ve yağ hücrelerinin belirgin bir şekilde depolanması nedeniyle oluşan selülitlerin tedavisinde LPG uygulamaları, yağ hücrelerini sıkılaştırıp küçültür, bağ dokusunu güçlendirir ve lenf dolaşımını hızlandırır. Aynı zamanda deri elastikiyetini de arttırır. Böylece 14 seans sonrasında selülitlerde belirgin bir azalma oluşur. Kilo verme şeklini ve hızını olumlu yönde etkiler.

Lenf drenaj, vücutta şişkinlik durumunu azaltan bir uygulamadır. Lenf sisteminde oluşmuş tıkanıklıkları azaltarak vücutta biriken toksinlerin ve fazla suyun atılmasını sağlar. Böylece kilo vermek daha kolay olur. Uzman personel eşliğinde yapılan lenf drenaj uygulamasının hiçbir yan etkisi saptanamamıştır. Yalnızca tansiyonu yüksek olan kişilerde tercih edilmemesi gereken bir uygulamadır. LPG ile birlikte uygulandığında, LPG’nin oluşturduğu etkileri arttırdığına dair kanıtlar da bulunmaktadır.

Sağlıklı zayıflama için mutlaka bir diyetisyenden yardım almalı ve diyetisyen tarafından size özel düzenlenmiş olan beslenme programını uygulamalısınız. Düzenli egzersiz ile harcadığınız enerjiyi arttırmalı ve böylece sağlıklı beslenme programınızın etkisini arttırmış ve yaşam kalitenizi yükseltmiş olursunuz. Bu aşamada, uzman kadro ile uygulandığından emin olduktan sonra güvendiğiniz bir merkezde FDA tarafından onaylanmış zayıflama destek araçlarından yararlanabilirsiniz. LPG’nin etkisi 12. haftadan, lenf drenajın 10. haftadan sonra kendini gösterir. Tedavi esnasında haftada 2-3 kez, istenilen seviyeye gelindikten sonra koruma programında ise ayda bir kez uygulama yapılması gerekir.

Nil Şahin Gürhan
Beslenme ve Diyet Uzmanı


04 Aralık 2007, 14:32

Sağlıklı bir yaşam için işte 99 öneri

Sağlıklı bir yaşam için işte 99 öneri!Uzmanlar sağlıklı ve uzun bir yaşamın 99 sırrını açıkladı. İşte o liste...



04 Aralık 2007 15:14
--------------------------------------------------------------------------------

Diyet uzmanı Dilara Koçak, sağlıklı ve iyi bir yaşam için size 99 öneri sunuyor.

İşte o öneriler…



Hedeflerinizi gözden geçirin
Hayalinize ulaşamamanın verdiği boşluk hissini yemekle doldurmaya çalışanlardan biri olmayın.



Ara öğün önemli
Her gün kendiniz için neler yaptığınıza dikkatlice bakın ve yeni haftanın hedeflerini oluştururken gerçekçi olun. Ara öğünleri tam almak, tüketilen suyu artırmak, salatada sosu kontrol etmek gibi, kendinize küçük hedefler belirleyebilirsiniz.



Sakıncalı besinlere dikkat
İnsan kendisi için yararsız, hatta sakıncalı besinleri de zaman zaman yiyebilir. Ancak önemli olan, bu beslenme şeklini alışkanlık haline getirmemektir.



Sakin bir ortamda yiyin
Yemek yerken herhangi bir şeyle meşgul olmayın, televizyon izlemeyin, kitap okumayın. Yemeklerinizi sakin bir ortamda, yavaş yavaş ve iyice çiğneyerek tüketin.



Uykusuzluk şişmanlatıyor
Günlük uyku süresinin 7 saatin altına düşmesi kilo aldırıyor.



Deniz ürünlerinden faydalanın
Selenyum antioksidan olarak E vitamini ile birlikte, çeşitli kanser türleri ve kalp hastalığı risklerini azaltmaya yardım eder.



Atıştırma anını sorgulayın
Eğer sürekli atıştıran bir yapınız varsa, bu zamanları özellikle not edin. Eğer atıştırma saatleriniz paralel zamanlarda ise, bu durumun sebepleri üzerine yoğunlaşın.



Kendinizi ödüllendirin
Daha önceden belirlediğiniz kiloya veya ölçüye geldiğinizde, en sevdiğiniz yemekten normal bir porsiyon ölçüsünde yiyin ve bu durumun keyfini çıkarın.



Aktivite edinin
Eliniz sürekli yemeğe gidiyorsa, parmaklarınız için farklı bir aktivite bulmaya çalışın; örgü örmek, resim yapmak, internette dolaşmak veya hissettiklerinizi yazmak gibi.



Merdiven kullanın
Günlük yaşam aktivitelerinizi gözden geçirin. Daha hareketli bir yaşam için seçenekler oluşturun. Küçük de ğişiklikler sağlığınızda büyük farklar yaratabilir. Merdiven kullanmak, kısa mesafeleri yürümek veya her gün kaç adım attığınızı kaydeden bir cihaz kullanmak gibi...



Sürekli tartılmayın
Vücut ağırlığınızı günün aynı saatinde ve hep aynı tartı ile ölçün. Bu sırada kıyafetlerinizin de aynı olmasına dikkat edin veya çıplak tartılmayı deneyin. Gün içinde ağırlığınızda farklılıklar olabilir. Bunun için moralinizi bozmayın. Her gün yerine, haftada bir, en fazla iki gün tartılmayı alışkanlık edinin.



12. Diyet kişiye özeldir
Bu nedenle, herkes için ortak bir diyet öneren ‘sihirli diyet’lerin sizi başarıya götüreceğine inanmayın.



Mayoneze dikkat
Fast food tüketmek istediğinizde en küçük boy burger (mayonezli değil, ketçap ve hardal ile) tercih edin ve kalorisiz bir içecek alın. eve gelince de bir elma ya da küçük boy bir muz tüketin.



Kepekli ekmeği seçin
Gittiğiniz restoranda garsona soru sormaktan çekinmeyin. Beyaz ekmek yerine kepekli seçeneğini mutlaka sorun ve isteyin. Bilmedi ğiniz sosların içeriğini öğrenmeye çalışın.



Yediklerinizi kaydedin
şişmanlığın oluşumunu önlemek, şişmanlık oluştuktan sonra zayıflamaya çalışmaktan daha kolaydır. Bu nedenle, küçük yaştan itibaren enerji dengesine uygun bir beslenme alışkanlığı benimsenmelidir. Bunun için yediklerinizi kaydetmek iyi bir yoldur.



Sabırlı olun
Beslenme hedeflerinizin tamamını gerçekleştiremediğiniz zamanlarda çok üzülmeyin. Çünkü bu bir kamp değil. Bu, sizin en önemli varlığınız olan vücudunuza yaptığınız bir yatırım ve ömür boyu devam edecek. Sabırlı olun ve hedeflerinizi yeniden gözden geçirin.



Vücudun suya ihtiyacı var
Uzun araba yolculuklarında ve uçak seyahatlerinizde, saat başı su içmek ve biraz yürümek, gaz ve kabızlık şikâyetlerine engel olur. Uçakta alkol yerine su ve meyve suyu içmek, vücudun susuz kalmasını önler.



Aşırı kahve tüketmeyin
Fazla miktarda kahve tüketimi, idrar ve bağırsaktan kalsiyum atılımını etkilemektedir. Günde 2 fincan kahveden fazlasını içmemeye çalışın ve içtiğiniz sıvıları günlük kayıtlarınızdan kontrol edin.



Pozitif düşünün Fiziksel açlık ile duy
gusal açlığı ayırt etmeye çalışın. Hiçbirimiz mükemmel değiliz ve her zaman aynı disiplinde olamayabiliriz.



Yavaş yiyin
Her lokmadan sonra çatal-bıçağı bırakın. Yemeğinizi seyredip, mutlu bir ifadeyle tekrar ikinci lokmayı alın. Yemekle savaşmak yerine, onu gerçekten bir kutlama haline getirin ve küçük lokmalar halinde tüketin.



Dikkatinizi dağıtın
“Bu iştah kabarmaları ile başa çıkacağım. Eğer dikkatimi başka bir yöne verirsem, 10 dakika içinde iştahım ortadan kalkacaktır.”



Günde 2 litre su için
Günlük sıvı gereksinimi vücuda alınan her bir kalorinin metabolize olması için 1 ml’dir. Yani, 2000 kalori günlük gereksinim için tüketmeniz gereken su miktarını 2000 ml = 2 litre gibi düşünebilirsiniz. Ancak sıcak hava, nem, egzersiz süresi ve yoğunluğu bu ihtiyacı artırabilir.



Suyun hesabını tutun
Susama hissi geliştiğinde, vücutta yüzde 1’lik su kaybı oluşmuştur. Vücut suyunun yüzde 10 kaybı, hayati risk taşır. Vücut suyundan yüzde 20 kayıp ise, ölümle sonuçlanır.



En önemli içecek su
Su böbrek fonksiyonları, kan dolaşımı, vücut ısı dengeniz, besinlerin taşınması ve atık maddelerin atılması için önemlidir.



Sporu ailece yapın
Çocuklar bütün davranışlarında anne, baba ve kardeşlerini örnek alır ve onlar gibi davranmaya çalışır. Onlara da örnek olun.



Soğuk su için
Sıcak ve soğuk su arasındaki tek fark, mideyi terk etme hızıdır. Sıcak su midede 80 dakika kalır, soğuk su ise 20 dakika içinde vücudu terk eder. Sıcak su ile yağların erimesi söz konusu değildir. Düşük kalorili diyetlerde midede tokluk oluştursun diye sıkça önerilir.



Ölçülü beslenin
şişmanlığın çözümünde hiçbir besin tek başına mucizevi bir özelliğe sahip değildir ve hiçbir besin de tek başına suçlu değildir. Hedefiniz hep ölçülü beslenmek olsun.



Kilo vermeniz yavaşlayabilir
Kilo verme programlarında duraksama dönemi olması çok normaldir ve bu durum herkesin başına gelir. Böyle dönemlerde sakın umutsuzluğa kapılmayın. ‹lk haftalarda hızlı bir su kaybı olabilir. Sonrasında yağ yakacağınız için yavaş kilo vermek sizi korkutmasın, devam edin...



Alışveriş turu
Alışverişe başlamadan önce alışveriş merkezinde üç tur atın.



Çocukları şişmanlatmayın
demek değildir. şişman yetişkinlerin yüzde 30’unun bebeklik ve çocuklukta da şişman olduğu bilinmektedir. Çocukları zorla ve bol kalorili besinlerle beslemek, vücutlarında yağ hücrelerinin büyümesine ve sayılarının artışına neden olur.



Küçük porsiyonları seçin
“Düşmanını kendine yakın tut” atasözünü hatırlayın. Çünkü siz topu suda ne kadar derine iterseniz, bıraktığınızda sıçraması o kadar yüksek olur. O yüzden sevdiğiniz besinlerden küçük porsiyonlarda olsa da yiyin, kendinizi keyif aldığınız yiyeceklerden tamamen mahrum etmeyin.



Sağlıklı sarmısak
Sarmısak kan basıncını düşürür. Araştırmalara göre, günde alınan 1 diş sarmısak kolesterol düzeyinin düşmesinde de olumlu etkiye sahiptir.



Sürekli diyet yapmayın
Her başarısız diyet uygulaması, vücutta zayıflamaya karşı direnç oluşturur ve bir sonraki diyet girişiminin başarısını azaltır. Bu sebeple, kilo almamaya özen gösterin ve fazla yediğiniz günlerin hemen ardından dengelemeye çalışın.



Pişirme ölçülerine dikkat
Porsiyon ve pişirme ölçülerinize dikkat edin. Yalnız yaşayan biriyseniz, iki parça ızgara bonfile pişirmeyin. Çünkü ikinci parçayı yeme ihtimaliniz çok yüksek olacaktır. Yemek ısıtırken de bir porsiyonluk ısıtın. Tüm yemeği ısıtmayın. Böylece fazla porsiyon yemek yemenize engel olabilirsiniz.



Soslara dikkat
Domates soslu makarna, krema sos içerenden daha az kalorilidir. Soslara dikkat edin... Aynı şekilde, salata büfesinden alaca ğınız mayonez soslu bir seçim, bir hamburgerden çok daha fazla yağ ve kaloriye sahiptir.



Davranışlarınız değişecek
Yeme günlüğü yazmaya başladıysanız, ilk günlere göre beslenmenizde ve davranışlarınızda nelerin değiştiğini tekrar gözden geçirin, hedeflerinizi yeniden belirleyin. Davranışlarınızı tamamen değiştirip, yeni düzeninize uyum sağlamanız için 3 ay yeterlidir. Ancak, daha ilk aydan, hatta ilk günlerden yaptığınız yatırımın farkına varmanız bile önemli bir gelişmedir, unutmayın.



Egzersiz şart
‹ş yerinde egzersiz yapmak için fitness salonu veya masa tenisi, yürüme bandı gibi imkânlarınız varsa, bunlardan yararlanın. Telefonda konuşurken hareket etmeye çalışın, evde dans edin, merdiven kullanın...



Zamana direnin



Kas dokusunu koruyun



Yağsız peynir seçin Böylece vücudunuza daha az doymuş yağ almış olursunuz.



Proteine yüklenmeyin



Kuruyemişi ölçülü tüketin Kuruyemiş sağlıklıdır ama kâseler dolusu yediğiniz zaman değil. 10 fındık 1 tatlı kaşığı yağa eşittir



Meyve ve sebze tüketin



Yemekleri az ve sık tüketin



Yemeklerinizi renklendirin



Soyanın faydaları
Tam buğday unundan yapılmış ekmek ve soyanın, kalp hastalıklarında azalma sağladığı, araştırmaların ortak sonucudur. Küçük seçimleriniz sizi çok farklı sonuçlara taşıyabilir.



Kalbin dostu Zeytinyağının kalp dostu olduğu birçok araştırmada kanıtlanmıştır. Ancak tüm yağlar gibi, 1 gramı 9 kalori içerir ve fazla tüketimi şişmanlığa sebep olur.



Daha fazla çorba için



Unu çok fazla kavurmayın



Kızartma yemeyin



Az yağlı sütü tercih edin



Yumurtanın beyazını yiyin



Şarküteriden uzak durun Salam, sucuk gibi şarküteri ürünlerinin yanında, bunların bileşimindeki zararlı maddeleri nötralize etmek için sofrada taze sıkılmış meyve suyu bulundurun.



Sucuğu suda bekletin



Kabuklu tahıllar tüketin



Sigarayı bırakın



Beyaz şarap ve soda için



Haftada 1 kilo verin



Arkadaşlarınıza pasta götürmeyin



Ceviz yiyin



Su vücudu temizler



Su kaybını giderin



Alkolün olumsuz etkileri
Her gün bir kadehten fazla alınan alkol, B1, B6 vitaminleri ve folik asidi olumsuz etkilemektedir.



Son kullanma tarihine dikkat



Yoğurdun suyu faydalıdır



Karışık diyetle tokluk hissi



Başka bir uğraş bulun



Profesyonel yardım alın



Eti ateşe yakın pişirmeyin



Tatlı yerine limonlu su



Beş temel besin grubu



Kalbinizi koruyun Sigara içmek iyi kolesterolü azaltır.



Baklagilleri ıslatın



Tatlıyı paylaşın



Sebzeler sağlıklıdır



Önce tabağınızdaki düşük kalorili yiyecekleri yiyin, yedikçe daha yüksek kalorili olanlara geçin.



Kalsiyum emilimine dikkat



Sütü çiğ içmeyin



Ne yediğinizi görün Bir sandviç paketi ya da torbanın içinden yemektense yiyecekleri bir tabağa koyun.



Tempo