Buca?da bir ilköğretim öğrencisiyle annesinin HIV taşıdığının, babanın da bir süre önce AIDS?ten öldüğünün ortaya çıkması, Türkiye?de AIDS gerçeğine dikkat çekti. AIDS gizleniyor, takip edilemiyor ve yayılmaya devam ediyor.
İSTANBUL - İzmir?in Buca İlçesi?nde bir ihbar üzerine yapılan incelemede, bir ilköğretim öğrencisiyle annesinin AIDS hastalığına neden olan HIV taşıdığı, babanın da bir süre önce AIDS?ten öldüğü ortaya çıktı. Öğrenci S.Ş. ve fuhuş yaptığı iddia edilen annesi, sosyal baskı ve dışlanmaktan korkarak durumlarını açıklamayınca, yetkili birimlerden sağlık yardımı da alamadı. 2002 yılında yine İzmir?de Kızılay?dan verilen kanla HIV pozitif olan Y.O?nun eğitim gördüğü ilkokulda bir kriz yaşanmış, veliler çocuklarını okula göndermeyi reddetmişti.
TÜRKİYE?DE AIDS NE KADAR BİLİNİYOR?4 sene içerisinde basına yansıyan iki HIV pozitif vakası, AIDS hastalığı konusunda toplumun bilinç düzeyi ve devlet girişiminin yeterliliğiyle ilgili soruları gündeme getirdi. Gelişmiş ülkelerle kıyaslandığında AIDS?in Türkiye?de yeterince bilinmemesi ve HIV?in yayılmasına karşı güçlü önlemler alınmaması, toplumda hastalıkla ilgili çeşitli önyargıların oluşmasına neden oluyor.
UNAIDS?in (Birleşmiş Milletler HIV/AIDS?le Mücadele Programı) Türkiye değerlendirmesinde verdiği istatistiklere göre; 1985 ve 2004 yılları arasında toplam 1922 HIV pozitif hasta rapor edildi. Bunlardan 551?inde virüs AIDS?e yol açtı ve 63?ü hayatını kaybetti. 2004 yılında rapor edilen 210 yeni HIV pozitif vakasından 47?si AIDS?e yakalandı ve 7 AIDS kaynaklı ölüm meydana geldi.
SEKS TİCARETİ ÖNEMLİ BULAŞMA SEBEBİResmi raporlara göre; HIV virüsü, hastaların yüzde 6?sına şırıngayla madde alımı yüzünden bulaştı. Toplumda AIDS?in homoseksüellikle yakından ilişkili olduğu yargısının aksine, Türkiye?de virüs taşıyanların ortalama yüzde 50?si heteroseksüel. Dünyanın diğer ülkelerine kıyasla resmi kayıtlara geçen vakaların nispeten daha az oluşu ve madde kullanımına seyrek rastlanması, hastalığın çoğunlukla Doğu Avrupa ülkelerinden seks ticareti yapmak için gelen kadınlar ve müşterileri sayesinde bulaştığı fikrini de doğurdu. 1996?dan 2000?e kadar 44 bin yabancı kadın yasadışı çalıştığı gerekçesiyle gözaltına alındı. HIV pozitif hastaların ülke içindeki coğrafi dağılımı çeşitlilik gösterse de 2003?te yapılan 2 milyon 385 bin HIV testi çoğunlukla İstanbul metropolünde gerçekleşti.
TÜRKİYE?DE ÖNLEMLER YETERLİ DEĞİL1981?den beri tüm dünyanın gündeminde olan AIDS konusunda dünyanın birçok ülkesinde hükümetlerin ve toplumun değişik kesimlerinden kişi ve kurumların insiyatifleriyle sivil toplum girişimleri yürütülse de Türkiye?de bu sayı az. Devlet bünyesinde çalışmalarına devam eden Ulusal AIDS Komisyonu yeterli kapasite ve kaynak sıkıntısı yaşarken, kurula misyonunda yardımcı olacak sivil girişimler de maddi ve manevi destek arayışlarını sürdürüyor.
Türkiye?de AIDS?le Savaşım Derneği bu sivil girişimlerin en kapsamlı çalışmalar yürüteni olarak biliniyor. İstanbul Tıp Fakültesi?nden Prof. Dr. Enver Tali Çetin ve bir grup öğretim üyesi tarafından İstanbul da kurulan dernek, HIV/AIDS konusunda toplumu bilgilendirmek, kişilerin AIDS ve cinsellik konusunda edindikleri bilgileri güvenli cinsel davranışlara dönüştürmelerine yardımcı olmak ve HIV taşıyıcılarının toplum tarafından dışlanmamadan yaşamasını sağlamak için faaliyetlerde bulunuyor.
Devlet sağlık politikalarında henüz gereken hassasiyetin gösterilmediği HIV/AIDS konusu, nüfusunun yüzde 50?sinin 24 yaşın altında olduğu Türkiye?de okul müfredatlarına girmiş değil. HIV taşıyıcılarının, madde bağımlılarının ve cinsel tercihi sebebiyle dışlanmaktan çekinenlerin kendilerini toplumda gizliyor olması, HIV/AIDS sorununun gündeme getirilmeyişinde etkili oluyor. Araştırma, tedavi ve mücadele yöntemlerine yeterli kaynak ayrılamaması, tecrit ve kınamayı yok edecek bilgilendirme programlarının eksikliği de toplumsal cahilliği körüklüyor.
DÜNYADA AIDS1981?de ABD, Demokratik Kongo Cumhuriyeti ve Doğu Afrika?nın Viktorya Gölü kıyılarındaki hastanelerde ilk AIDS vakalarının görülmesinden bu yana geçen 25 yılda, HIV dünyanın neredeyse bütün ülkelerine dağılarak 65 milyon kişiye bulaştı, 25 milyonunun da ölümüne sebep oldu. Dünyanın HIV pozitif nüfusunun yüzde 70?i Afrika kıtasının Sahra Çölü güneyindeki ülkelerinde yaşıyor. Botswana, Zimbabve, Namibya ve Güney Afrika gibi ülkelerde ise ülke nüfusunun HIV pozitif olan hasta sayısı yüzde 20 ila 30 arasında değişiyor.Avrupa ve Orta Asya ise dünyanın en hızlı HIV/AIDS yayılmasının yaşandığı bölgeler.
UNAIDS raporlarına göre 2005 yılında 270 bin kişinin HIV pozitif olarak kayıtlara geçmesiyle bölgedeki HIV/AIDS?li kişi sayısı 1.6 milyona ulaştı. Bu sayının geçmiş 10 yıla bakıldığında 20 kat arttığı gözleniyor. HIV ile yaşayan insanların çoğu seks trafiği ve madde bağımlılığın artış gösterdiği Rusya Federasyonu ve Ukrayna?da bulunuyor. 2000 - 2004 yılları arasında yapılan istatistikler de kayıtlardaki kişilerinin yüzde 75?inin 30 yaşın altında olduğunu gösteriyor.
HIV/AIDS konusunda bilgilendirme, tedavi yöntemleri, ilaç tedariki ve sivil insiyatiflerin geliştirilmesi konusundaki çalışmalar Birleşmiş Milletler?in öncülüğüyle dünya çapında devam ediyor. HIV/AIDS konusunun seks trafiği, uyuşturucu kullanımı ve farklı cinsel tercihler gibi sosyal tabularla ilintili olması, konuyla ilgili iletişimi zorlaştırıyor.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder