1 Kasım 2007 Perşembe

Boynunuz sizi fıtık etmesin


Boynunuz sizi fıtık etmesinSabahları uyandığınızda boynunuzda ağrı, kasılma, sertlik mi var ?



01 Kasım 2007 09:22
--------------------------------------------------------------------------------
Bunlara baş ağrınız da ekleniyorsa, o zaman siz de boyun fıtığı olmuş olabilirsiniz... Bir uzmana başvurmanızda yarar var....

Boyun omurlarındaki dejeneratif değişiklikler, yaşlanma sürecinin kaçınılmaz bir sonucudur. Boyun fıtıkları ve boyun omurları arasındaki disklerin dejenerasyonu, en çok 40 yaş civarında görülmektedir. Eğer hastada sadece ağrı yakınması varsa o zaman cerrahi tedavi gerekmemektedir. Cerrahi tedavi, boyun fıtıklarının ortalama olarak yüzde 5'inde uygulanır.

Eğer siz de boyun fıtığı olup olmadığınızdan şüpheleniyorsanız, şu bulgulara dikkat edin... Boyunda sertlik ve kasılma, hareketle ağrıda artma, sabah uyandığında ağrının artması, başın arkaya hareketlerinde ağrının çoğalması, öksürme, aksırma ve gerinme gibi yakınmalar ön plandadır. Ayrıca omuz, kola giden sinirlerin dağılımına uyan yerlerde, kürek kemiklerinin arasına yayılan tarzda yansıyan ağrılarla da kendisini gösterebilir. Beraberinde baş ağrısı ve ağrılı yutkunma da olabilir. Santral yerleşimli boyun fıtıklarında, kollarda ve bacaklarda genel güçsüzlük artar. Refleks bulgular veya patolojik refleksler görülür. Ayrıca spastik yürüme ve hatta geç dönemlerde idrar tutamama ile seksüel fonksiyon kaybına bile yol açar.

Medicana Hastanesi uzmanlarından Doç. Dr. Hakan Kayalı, tanı için hastanın yakınmalarının çok dikkatli bir şekilde değerlendirilip, iyi bir nörolojik muayene ve radyoaktif bulgularla birlikte çok iyi korele edilmesi gerektiğini söylüyor. Hastalarda ilk tercih edilen, Manyetik Rezonans (MR) tanı aracıdır. Çünkü hastaya hiçbir zarar ve acı vermez. Nörolojik muayene bulguları ile uyumlu olan hastalarda, tanı için bu tek başına yeterli kabul edilmektedir. Sadece boyun ağrısı olan ve nörolojik bulguları bulunmayan hastalarda cerrahi tedavi uygulamak, başarısız bir tedaviye sebep olabilir.

* Boyun fıtıklarında da öncelikli tedavi, hastanın muayene bulgularına göre ilk etapta tedavi olmasıdır. Eğer hastalarda kuvvet kaybı, refleks değişiklikler, patolojik refleksler, kaslarda erime gibi bulgular yoksa hele hele sadece ağrı yakınması ön planda ise cerrahi tedaviden uzak durmak gerekmektedir. İlaç tedavisi, ağrı kesiciler, antiinflamatuar ajanlar, kas gevşeticilerle tıbbi tedavi yoluna gidilmelidir. Boyunluk kullanılması, ağrıyı azaltıcı önemli bir tedavi metodudur. Ayrıca bu hastalar boyun egzersizlerinden de büyük yarar sağlayabilir. Bu uygulamalara rağmen yakınmalar devam ediyorsa fizik tedavi yardımcı olacaktır. Tüm bu konservatif tedavi yöntemlerine rağmen şikayetler devam ediyorsa, o zaman cerrahi tedavi ön plana çıkmaktadır.

* Sinir tutulumu bulguları ya da nörolojik defisit olmadan görülen boyun ağrıları, en sık saptanan bulgudur. Enseden başın arka tarafına doğru yayılan tekrarlayıcı boyun ağrıları ile birlikte adale spazmı, olguların yaklaşık yüzde 80'inde ilk bulgulardır. Ancak; psikiyatrik hastalıklar da dahil olmak üzere pek çok hastalık da bu bulguları gösterebilir.

Hiç yorum yok: